PROF. DR. CEM ÇETİN · 21.09.2026
Amed deplasmanındaki 90 dakikaya yanlış 11 ile başlayan Beşiktaş, bu olumsuzluğun bedelini aldığı 3-2’lik mağlubiyetle ödedi. İkinci yarıdaki oyuncu değişiklikleri Kartal’ı umutlandırsa da, maç boyunca yapılan top kayıpları ve savunma hataları mağlubiyeti kaçınılmaz kıldı.
Beşiktaş’ın maça başlayacak ilk 11’inde rotasyon olacağını çoğu futbolsever tahmin ediyordu. Cevap bekleyen soru, İtaliano’nun bu rotasyonu nasıl yapacağıydı. İtalyan teknik direktörün sahaya sürdüğü ilk 11’i görenler, tahmin ediyorum, benim gibi eyvah demiştir. Örneğin Marsilya maçının ilk 45 dakikalık bölümünde çok fazla hata yapan Agbadou ilk 11’deyken, oynamasına kesin gözüyle bakılan Emirhan yedekler arasındaydı. İtaliano’nun başlangıç kadrosundaki bir başka yanlış tercihi, sağ kanatta şans verdiği Poko’ydu. Amed gibi sert bir deplasmanda, formda Cerny’nin yerine 22 yaşındaki tecrübesiz Hollandalıyı kullanmak tam bir delilikti. Nitekim ilk 45 dakikada Poku, ayağına gelen her topu ezip, Beşiktaşlı taraftarlara saç baş yoldurttu.
Dökülen Beşiktaş savunması
Topa sahip olarak maça başlayan Beşiktaş, Marsilya maçındaki gibi hücum etmekte zorlanıp, takım savunmasını da gerektiği gibi yapamayınca ilk 22 dakikada kalesinde 2 gol gördü. Ev sahibi bu iki golü, ceza sahası dışından kaleye gönderdiği şutlarla buldu. Önce Orban sonra Dia Saba, Beşiktaş’ın Alman kalecisi Nübel’i kötü avladılar. Sezon başından beri öve öve bitiremediğimiz Nübel’in bu iki şutta toplara dokunamaması şaşırtıcıydı. Sezon başından beri alkışladığımız Salih de çok kötüydü. Yenilen 2 gol, eski Dortmundlu oyuncunun kaybettiği toplardan geldi. Ev sahibinin diğer golü ise, gecenin en kötülerinden Rıdvan’ın hediyesiydi. Bu arada 4-1 kazanılan Marsilya maçından sonra yaptığım yorumda, Beşiktaş’ın takım savunmasının rakibe çok fazla boş alan verdiğine dikkat çekmiştim. Siyah beyazlılar bu olumsuzluğu Amed maçında da yaşadılar. Son 2 maç gösterdi ki, Beşiktaşlı futbolcular orta saha ile savunma hattı arasındaki mesafeyi daraltarak kompakt bir savunma yapısı oluşturamıyorlar. Bu soruna İtaliano’nun mutlaka çözüm üretmesi gerekiyor.
Amed maçında Beşiktaş’ın bir diğer sorunu gol yollarındaki etkisizliğiydi. Özellikle ilk 45 dakikada Kartal, rakip kaleye gitmekte sorun yaşadı. Topa %63 oranında sahip olan Orkun ve arkadaşları, ilk yarıda sadece 4 defa rakip ceza sahası içinde topla buluşabildiler. Bu kadar çok topla oynayıp, gol pozisyonu üretememek keyif kaçırıcıydı. İlhan ve Poku’nun görev yaptığı kanatlar çalışmadığı gibi, merkezden de rakip kaleye inemedi Beşiktaşlı futbolcular. Ortaya çıkan bu tabloda, ev sahibinin oyunu kendi yarı sahasında kabul edip, neredeyse 9 kişiyle savunma yapmasının da payı vardı. Bu arada Amedli futbolcuların temaslı oyunu da, yorgun Beşiktaşlıların ritm bulmasını engelledi. İlk yarıda Amedliler 14 faul yaparken, bu toplam Beşiktaş’ta 5 ile sınırlı kaldı. Maç sonunda ise bu istatistik 25’e 7 oldu. İkinci 45 dakikaya Beşiktaş’ın 3 değişiklikle başlaması sonuç verdi. 55’de Vlahovic farkı 1’e indiren golü attı. Ne var ki bu golden sadece 4 dakika sonra Nübel-Salih ikilisinin hatası, farkın yeniden 2’ye çıkmasına neden oldu. Alman kalecinin, oyun kurması için topu doğru pozisyon alamayan Salih’e vermesi çok büyük yanlıştı.
Penaltı ve kırmızı kart Beşiktaş’a yetmedi!
İkinci yarıya başlarken İtaliano; ilk 11’de şans verdiği Olaitan, Djallo ve Poku’yu kenara alıp, Miretti, Cerny ve Emirhan’ı sahaya sürmesi doğru bir hamleydi. Beşiktaş hücumlarına hareketlilik getiren Miretti ve Cerny sayesinde, siyah beyazlı futbolcular, ilk yarıya göre daha çok rakip kaleye gitmeye başladılar. Nitekim ilk yarı sonunda Beşiktaş’ın 0,17 olan gol beklentisi maç sonunda 2.11’e çıktı. İlk 45 dakikada 0 olan korner ve isabetli şut toplamı ise ikinci 45 dakika 10 ve 8’e yükseldi. Ne var ki, Orkun’un dağınık futbolu ve final paslarındaki tercih hataları, Beşiktaş’ın maça ortak olmasına izin vermedi. 78’de İtaliano, stoper (Agbadou) çıkartıp, oyuna ikinci santrforunu (Oh) sürdü. 84’te Amedli Cisse’nin ikinci sarıdan kırmızı kartla oyundan atılması ve uzatmalarda gelen penaltı golü, beraberliği kovalayan Beşiktaş için bir umut kaynağıydı. Maçın son hücumunda Rashica, eşitliği sağlayacak golü atabilirdi. Ne var ki Kosovalın şutu, Amed takımı kalecisinin üstüne gidince maç ev sahibinin galibiyetiyle son buldu.
Maç sonrası İtaliano, Marsilya maçının yorgunluğuna dikkat çekip, ilk 11’de şans vermediği Emirhan ve Cerny’yi dinlendirmek istediğini söyledi. Halbuki İtalyan teknik direktör Olaitan, Orkun ve Salih üçlüsünü dinlendirseydi daha doğru bir karar vermiş olurdu. Çünkü Marsilya maçında en çok bu 3 isim yıpranmıştı. Bu 3’lünün yerine pek ala Ndidi, Miretti ve Kartal ilk 11’de kullanılabilirdi. Bu şekilde Beşiktaş’ı çok iyi çalışmış Besnik Hasi de şaşırtılmış olabilirdi. Bu arada ilk yarıda hakem Ali Şansalan, Beşiktaş’ın penaltısını vermeyerek büyük bir hata yaptı. Vlahoviç’in ceza sahası içinde Amedli futbolcu tarafından düşürülmesi hem penaltıyı hem de kırmızı kartı gerektiriyordu. Bu pozisyonda VAR’ın devreye girmemesi düşündürücüydü. Ekranlara yansıyan yavaşlatılmış görüntülerde Amedli futbolcunun Vlahovic’i düşürmesi açıkça görülüyordu. Beşiktaş’ın her kritik maçında yaşanan hatalı hakem kararları can sıkmaya başladı. Şansalan penaltı ve kırmızı kartı vermiş olsa, belki skor 2-1’e gelecek ve maçın gidişatı tamamen değişecekti. Bu hakem yönetimi ve VAR kararlarıyla Beşiktaş’ın mutlu sonu hedeflemesi zor gibi gözüküyor…
KAYNAK: