PROF. DR. CEM ÇETİN · 10.10.2026
İlk 3 haftayı namağlup geçiren F.Bahçe ve Panathinaikos’un Atina’daki 40 dakikalık mücadelesinden unvanını koruyarak çıkan 92-84’lük skorla Yeşil Yoncalar oldular. İlk çeyrekten sonra oyun ve skor üstünlüğünü kolay bir şekilde temsilcimize kabul ettiren Francisco ve arkadaşları, özellikle Fransız pivotları Lessort’un (19s, 8r) göz kamaştıran performansıyla sonuca gittiler.
Dördüncü haftada sezonun ilk deplasman maçına çıkan F.Bahçe, Atina’da Panathinaikos engelini geçemeyip, mağlubiyetle tanıştı. Obradovic’in talebeleriyle sadece ilk çeyrekte başa baş mücadele eden temsilcimiz, maçın geri kalan 30 dakikalık bölümünde ev sahibinin oyun ve skor üstünlüğüne cevap veremedi. Yeşil Yoncalar’ın adam değişmeli savunması karşısında hücum etmekte fazlasıyla zorlanan sarı-lacivertliler, rakip oyuncuları savunmada da başarılı olamadılar. Ev sahibinde oyuna sonradan giren Francisco (14), Hayes (8) ve Lessort (8) 3’lüsü fark yaratırken, son derece dağınık görüntüdeki F.Bahçe’de ön plana çıkan tek isim, 11 sayıyla en skorer isim olan Key’di. İlk yarı 46-41önde kapatan Yunan takımının daha farklı bir skorla soyunma odasına gidememesinin nedeni, hücum ribauntlarını toplayan temsilcimizin ikinci şans toplarından bulduğu 12 sayıydı. Bu toplam ev sahibinde 3 ile sınırlı kaldı.
Rakip uzunlar fark yarattı
İlk çeyrekte 24-22 öne geçtikten sonra skor avantajını maç sonuna kadar koruyan Pana’da, iki uzun Lessort ve Hayes maça damgasını vuran isimler oldular. Bu ikiliden özellikle Lessort, arzulu oyununu 19 sayı ve 8 ribauntla süsledi. F.Bahçe’nin uzunları (Melli, Sertaç ve Bingham) ev sahibinin 23 dakika sahada kalan Fransız pivotunu durduramadılar. F.Bahçe savunmasının çözüm üretemediği bir başka isim Hayes oldu. Eski Fener’li de 26 dakikada 19 sayı üretti. Rakip uzunlar karşısında varlık gösteremeyen 35’lik Melli ve Sertaç, 5’er faulle oyun dışı kalırlarken, aldıkları süreler 13 dakika ve 10 dakika ile sınırlı kaldı. Maça ilk beşte başlayan diğer uzun Bingham ise 16 dakika oynamasına karşın beklentileri karşılayacak görüntünün çok uzağındaydı. Son çeyrekte 6 dakika şansı bulan dördüncü uzun Silva’nın performansı da takım arkadaşlarınınkinden farklı değildi.
Atina’daki 40 dakikada F.Bahçe’nin sorunu sadece uzun oyuncular değildi. Kısalar da beklentilerin çok altında kaldı. Bunun bir sonucu olarak oyun ritmini bir türlü bulamayan F.Bahçe’nin asist toplamı 16, top kaybı toplamı ise 17 oldu. Coach Jasikevicius’un en çok güvendiği iki kısa Baldwin (25 dk; 3s: 0/4; 4 tk) ve Tucker (21 dk; 3s: 0/4; 4 tk) 17 top kaybının 8’ini yaparlarken, 3 sayılık atışlarda da 8’de 0 çektiler. Bu arada skorer Shields de (3s: 0/4) dış atışlarda isabet kaydedemedi. Bu istatistiklerle F.Bahçe’nin maça ortak olup, sahadan galibiyetle ayrılması beklenemezdi. Maça ilk beşte başlayan diğer oyun kurucu Forrest’ın da performansı vatandaşlarınınkinden farksızdı. 15 dakika süre alan eski Baskonia’lı 2 sayı atabildi. Coach Jasikevicius’un Litvanya’dan bulup getirdiği yeni transfer Sargiunas ise bu seviyelerin oyuncusu olmadığından aldığı süre 6 dakika ile sınırlı kaldı.
Juzang’dan 8 dakikada 10 sayı
F.Bahçe’de kötü olanlar sadece oyuncular değildi, coach Jasikevicius da iyi bir sınav veremedi. Sürekli ama gereksiz rotasyonlarla Litvanyalı, doğru beşi maç boyunca bulamadı. Bu olumsuzluğun nedenlerinden biri, Jasikevicius’un elindeki oyuncu malzemesini verimli şekilde kullanamamasıydı. Örneğin Juzang’dan faydalanmayı ancak son çeyrekte akıl edebildi Litvanyalı. Güvendiği kısaların hücum performansı bu kadar kötüyken F.Bahçe coachunun, ABD’li oyuncuyu daha erken sahaya sürmesi gerekirdi. Son çeyrekte süre alan eski Kentucky’li 8 dakikaya 10 sayı sığdırıp takımının en skorer ikinci oyuncusu oldu. Bu arada Jasikevicius, Gabon’lu pivot Silva’yı da verimli şekilde kullanamadı. Geçen yıl AEK’dan büyük umutlarla transfer edilen Afrikalı uzun, Atina’daki 40 dakikada oyuna daha erken sürülebilirdi.
Sezonun ilk 3 maçını İstanbul’da oynayıp kazanan F.Bahçe, ilk ciddi sınavında pek olumlu bir görüntü sunmadı. Takıma yeni katılan oyuncuların Litvanyalı coachun sistemini uyum sağlamaları sanki zaman alacak gibi duruyor. Benzer sorunu ise Yunan takımının yaşamadığı açık bir şekilde görüldü. Zalgiris’den alınan Francisco, maçı 17 sayı ve 7 asistle tamamlarken, sanki yıllardır Yunan takımındaymış gibiydi. Valencia’dan gelen Senegalli Badio da verdiği katkıyla uyum sorunu yaşamadığını gösterdi. Yeşil Yoncaların bu iki kısasının takıma çabuk adaptasyonunda, F.Bahçe’nin yenilerinden daha kaliteli oyuncular olmalarının etkisi büyük. Partizan’dan gelen Alman uzun forvet Bonga da, F.Bahçe sınavında iyi bir görüntü ortaya koyup, uyum sorunu yaşamadığını ve savunma performansıyla takıma çok faydalı olacağını gösterdi. Sonuç olarak yeni transferlerle Obradovic’li Panathinaikos’un bu sezonun flaş takımı olma ihtimal çok yüksek.