Her gittiği ülkede o ülkenin dilini konuşurdu, Fransız gazeteciye Fransızca, İngiliz Gazeteciye İngilizce, Alman Gazeteciye Almanca cevap verirdi. 1960’larda 2000’li yılların futbolunu oynatırdı. Tam anlamıyla Entelektüel Futbol Adamıydı. Rusça ve İspanyolca da bilirdi.
Futbolculara adab-ı muaşeret kurallarını öğretirdi. Katı disiplinli, sakal traşına önem veren, her şeyden önce ahlaka önem veren sadece teknik direktör değil babalık yapan bir futbol adamı.
Türk futbolunda Göztepe’yi yarı final oynatarak ilki gerçekleştirdi, Anadoluya ilk Cumhurbaşkanlığı kupasını getirdi, Ay Yıldızlı kadroyla 21 yıldır yenilmeyen Ruslar’ı devirdi.
Gazetelerde adına atılan manşet ortadaydı: “Müthiş Türk...”
“Her futbolcunun sahada tabanının basmadığı yer kalmamalıdır” ve “Yer mefhumu ortadan kalkmıştır” gibi Rinus Michels veya Johan Cruyff’tan duymayı bekleyeceğimiz sözler Göztepe’nin teknik direktörü Adnan Süvari’den geliyor...
takımın “Buldozer” lakaplı golcüsü Fevzi Zemzem, o dönemi “Süvari’nin bize 1960’larda öğrettiklerini aradan 15 yıl geçtikten sonra antrenörlük kurslarında ‘modern futbol’ diye öğrettiler” sözleriyle anlatıyordu.
60 Yıl Önce Avrupa’ya taşıdığı Efsane Göztepe’si 60 Yıl Sonra onun ismini taşıyan sezonda yine Avrupa’ya gidecek.
60 yıl önce götürdüğü gibi 60 yıl sonra Yine Adnan Süvari ile Avrupa’ya gideceğiz!