10 Nisan 2026 Cuma
DOLAR 44.58 ₺
EURO 52.32 ₺
STERLIN 60.10 ₺
G.ALTIN 6,839.54 ₺
BTC 70,968.19 $
ETH 2,177.93 $
BİST 0.00

    PROF.DR. YAVUZ TAŞKIRAN

    PROF.DR. YAVUZ TAŞKIRAN

    OLİMPİK HAYATIN KIYISINDA

    Yayınlama: 9 Nisan 2026 Perşembe 19:02

     

    Olimpiyat Oyunları ile ilgili olanların büyük bölümünü sayısal olarak açıklamaya çalışsam rakamı gördüğünüzde bu kadar az mı diyeceksiniz! Bunun nedeni olimpik düşünce, olimpizm ve olimpiyat oyunları ile ilgili olarak yeterli bir geçmişimizin olmayışıdır. Buna spor kültürü ve olimpik kültür eksikliği de diyebiliriz.

    Şu kültür dediğimiz şey acaba nasıl anlaşılır, nasıl öğrenilir, nasıl yaşanır konusunda bazı bilgilerimi paylaşmak istiyorum. Her kademedeki eğitim hayatımızın birer yarıyılını bu işe ayırmalıyız. Spor ve olimpik kültür dediğimiz bu alan özel yetiştirilmiş eğitmenler tarafından öğrencilerimize aktarılmalıdır. Peki bu eğitmenler nerede yetişmeliler? Üniversitelerin spor bilimleri fakültelerindeki spor yöneticiliğ bölümlerinde olmalıdır. Ancak bu bölümdeki öğretim elemanlarının olimpik yaşam, kültür ve olimpiyat oyunlarından haberdar olmaları gereklidir!

    İşin yayın tarafına baktığımızda bu konuyu aktaran yeterli sayıda kitabın olmadığı görülecektir. Yıllarca önce beden eğitimi ve spor tarihi için bir hocamızın kitabı vardı ve neredeyse tüm spor yüksek öğrenimini sürdüren öğrenciler bu kitabı referans olarak okurlardı. Karton kapaklı, antik zamandan kitabın yazıldığı tarihe kadar olan olayları anlatan bu kitap sonrası başka bir spor tarihi kitabı yazıldı mı bilmiyorum?

    Olimpiyatlara ilişkin rahmetli Cüneyd Koryürek’in kitabı her zaman çalışma masamın kenarında bulunur. Koryürek’in kitabının olimpiyat sözcüğünün “Olimpiyat” yerine “Olimpiyad” şeklinde yazılması ilginçtir. Onun dışında kimseden aksi bir görüş duyulmamıştır. Sonu “t” ile mi yoksa “d” ile mi bitmelidire takılmadan konunun felsefi olarak açıklanması artık bir zaruret oluşturmuştur. En kısa yoldan spor felsefesi üzerine çalışmış ve çalışmakta olan değerli hocalarıma konuyu iletiyorum.

    Tarih, yayın, felsefe taraflarını bırakıp biraz gerçeğe yaklaştığımızda artık olimpiyat oyunları bir ticarete dönüşmüştür. Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) işi “Core Business” haline getirmiş görünüyor. 1894’ten bu yana gelişmiş, büyümüş ve dünyayı kapsamış olan Pierre de Coubertin’in yüksek karakterli olimpik düşüncesi iki binli yıllardan itibaren oldukça değişmiştir. Aslında 1986 öncesinde bunun ilk işaretlerini almış idik.

    Atina, ilkini yaptıktan tam 100 sene sonra tekrar bu oyunları düzenlemeyi istemişti. Tarihsel  bir yıldönümü olması nedeni ile başlangıçta hemen herkes bu fikirde olsa da zamanın IOC Başkanı Antonio Samaranch’ın Atina ziyareti umutların azaldığını gösteren ilk işaretleri taşıyordu. Çünkü, bir görüşme için Atina’ya gelen Başkan, havalimanından toplantının yapılacağı otele ulaşıncaya kadar geçen sürenin uzunluğundan söz etmişti. Fakat asıl karar vericilerin etkilendiği konuyu anlatmadan geçmek istemiyorum: Samaranch ve ekibinden ziyade, CNN, Ted Turner, Jane Fonda ve Coca Cola “Golden Olympics” oyunlarının nerede yapılacağını çoktan belirlemişlerdi. 1986 yılı yaz olimpiyat oyunları için seçilen şehir Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Georgia Eyaletindeki Atlanta idi…

    Sonuç olarak olimpiyat konusunda bir tartışma, dünya çapında konuşulmaya başlanmıştır. Olimpik idealler mi yoksa sponsorların baskısı ile yönetilen oyunlar mı? Ülkemiz bu tartışmanın ortasında kalmıştır. Olimpiyatlara devletin doğrudan katkıda bulunması, olimpik düşüncelerin devlet desteğinde yürütülme sisteminin doğuşuna tanık oluyoruz. Giderek değişen ve dönüşen bir spor federasyonu yapısının “Olympic Charter”a ne kadar uyduğunu zamanla öğreneceğiz.

    Yeni göreve gelen TMOK yönetimi aslında bu konulara vakıftır. İçinde, kıyısında da olsa parçası olduğum bu grubun üstlendiği misyon oldukça kapsamlıdır. Biraz zamana ihtiyacımız var ama gelecek yılın oyunlarını iyi sonuçlandırmamız, 2036 için disiplinli hazırlıklarımız arzu ettiğimiz hedefe ulaşmayı neden sağlamasın ki?

    İstanbul, 09 Nisan 2026