Çekya deplasmanında Kralove’yi 1-0 yenen Beşiktaş, galibiyet kapısını büyük ölçüde savunma performansıyla açtı. Yaptığı 8 kurtarışla maça damgasını vuran Kara Kartal’ın Alman kalecisi Nübel, ev sahibinin gol ya da goller bulmasına izin vermeyerek, son 20 dakikayı 10 kişi oynayan takımının maç içinde kalmasını sağladı.
Her ne kadar Beşiktaş 2.33 gol beklentisiyle oynayıp, maçı domine eden tarafmış gibi gözükse de, skoru değiştirmeye daha yakın gözüken taraf paradoksal bir şekilde Kralove’ydi. Ev sahibinin gol girişimleri temsilcimize göre çok daha düşük (12-22) kalmasına rağmen kale önünde bizimkilere göre daha net gol pozisyonları buldular. Çeklere dur diyen isim ise Beşiktaş kalecisi Alexander Nübel oldu. Sezon başında Stuttgart’tan transfer edilen 29 yaşındaki Alman, yaptığı 8 kurtarışla (yakın ya da uzak mesafeden) kalesinde devleşirken, ne kadar kaliteli bir file bekçisi olduğunu da gösterdi. Üst düzey pozisyon takip becerisi olan Alman kaleci, bu özelliğiyle kalesine gelen topları kolaylıkla etkisiz hale getirdi. Bu görüntüsüyle Nübel, Beşiktaş’ın bu sezon kaleci sorunu yaşamayacağının sinyallerini de verir gibiydi.
Hücumda verimsiz bir Beşiktaş
Kağıt üzerinde açık ara favori olan Beşiktaş’ın kaleci performansıyla galibiyet kapısını açması, hücum yollarında yaşadığı sıkıntıların bir sonucuydu. G.Koreli santrfor Oh, çok çalışmasına rağmen rakip kalede üretkenliği arzu edilen seviyede değildi. Direkten dönen şutu dışında Oh’un heyecan verici başka bir gol girişimi yoktu. Beşiktaş gibi hedefi büyük bir takımın, Avrupa futboluna pek alışık olmayan tecrübesiz bir Asyalı santrfor ile hedeflerine ulaşması mümkün değil. Ne yazık ki, İngiliz golcü Abraham’ı gönderip, G.Koreli için 14 milyon euro bonservis ödeyen zihniyet yönetiyor Beşiktaş’ı… Kara Kartal’ın gol yollarındaki verimsizliğinin bir diğer nedeni de, ikinci ve 3. bölgede oynayanlar arasındaki uyumsuzluktu. Bu isimlerin İtalyan teknik direktörün oyun felsefesine alışmaları zaman alacak gibi gözüküyor. Bu arada sağ kanatta oynayan Cerny’nin artık toparlanması gerekiyor! Her ne kadar Çekyalı forvet, gayretliymiş gibi bir görüntü sunsa da, bu akşamki maçta değerlendiremediği son derece müsait pozisyonlar aslında onun mental olarak çok da iyi durumda olmadığını gösterir gibiydi. Beşiktaş yönetiminin transfer dönemi bitmeden belki de Cerny ile yollarını ayırması gerekebilir.
Gol yollarında yeterince üretken olmayan Beşiktaş’ın, bu olumsuzluğu yaşamasının bir diğer nedeni de kaptan Orkun’un maç içindeki inişli-çıkışlı performansı. Bu akşamki 90 dakikada eski Benficalı, 5’li savunmayla kapanan rakip karşısında arkadaşlarını pozisyona sokmakta ya da rakip kaleye gitmekte pek başarılı olamadı. Yeri gelmişken söylemem lazım; Kartal’ın gurbetçi ismi belki çok yetenekli olabilir ama teknik direktör taktiklerini uygulamada sanki bir sorun yaşıyormuş ya da yaşayacakmış gibi gözüküyor. Bu yaklaşımı teknik direktör İtaliano’nun, maç 0-0 devam ederken, cesaret örneği sergileyip verimsiz Orkun’u 76’da kenara alması sanki destekler nitelikteydi. Nitekim oyuna giren Ndidi’nin asistiyle Beşiktaş Semih ile galibiyet golünü attı. Bu pozisyonda Ndidi’nin rakip savunma arkasına yaptığı koşu çok kıymetliydi. Bu koşuyu gören Olaitan’ın, Nijeryalı’ya attığı pas da asistin başlangıcını oluşturdu. Oyuna girdikten sonra Ndidi, 25 dakikalık performansıyla alkışı fazlasıyla hak etti. Bundan sonraki maçlarda Nijeryalı’nın ilk 11’deki yerini alması şaşırtıcı olmaz. Bu arada ilerleyen haftalarda Beşiktaş’ın orta sahasında yaşanacak rekabet ortamında, kaptan Orkun’un da ilk 11’deki yerini kaybetmesi sürpriz sayılmamalı.
Rıdvan yedek Ouattara sahada
Bu akşamki 90 dakikada İtaliano, Midtylland maçlarındaki ilk 11’den tek bir değişiklik yaptı. Sol bekte Rıdvan’ın yerine 21 yaşındaki Fransız Ouattara’ya şans verdi. Kartal’ın Monaco’dan transferi, pek iyi sinyaller vermedi. Atletik özellikleri iyi olmasına rağmen savunma performansı tatminkar değildi. Nitekim ikinci yarıda 6 dakika arayla gördüğü iki sarı kart ve dolayısıyla kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Aslında İtaliano’nun ilk sarıdan sonra tecrübesiz Fransız savunmacıyı oyundan alması gerekirdi. Çünkü ev sahibi sürekli hücum etmeye başlamış, Beşiktaş savunması da faullerle rakibi durdurmaya çalışıyordu. Ouattara’nın oyundan atılması, aslında, cesur bir şekilde Beşiktaş kalesine gelmeye başlayan ev sahibi lehine bir dönüm noktası olabilirdi. Ne var ki İtaliano’nun 76.dakikada yaptığı 3 değişiklik (Ndidi, Semih ve Rıdvan) ve Alman kaleci Nübel’in kurtarışları, ev sahibinin maçı kazanma hayallerini bir anda kabusa dönüştürdü. Bu kabusun baş rol oyuncuları kaleci Nübel dışında İtaliano, Semih ve Ndidi oldular. Bakalım bu korku filminin İstanbul ayağı nasıl son bulacak?
KAYNAK: www.fotospor.com.tr