|
SON DAKİKA
SEZON ARASINDA NE YAPILIYOR?
Taraftarı olduğumuz ya da sevdiğimiz bir sporun maçlarının ara verilmesinde içimizi biraz hüzün kaplıyor olabilir. Ama bu periyotta başka sporları ve yarışları izleme şansı da buluyoruz. Kayak, kayakla atlama, kayaklı koşu, biatlon gibi kış sporlarının en iyilerini televizyonlardan izliyoruz. Alp ve kuzey disiplini yarışlarını izlemek bana çok büyük keyif veriyor. Sizlere de öneriyorum.
Şimdi, özellikle futbolda bu aranın neden verildiğini sormanın anlamı yok. Ağırlıklı olarak yine endüstriyel bir spor olması bakımında marketing işleri devam etsin isteniyor. Öte yandan kıta olarak kış mevsiminde olunmasından dolayı aralık ve ocak aylarının sert kış koşullarından biraz kurtulmak için de bu maç araları veriliyor denilebilir. Transferlerle takımlar güçlendirilmeye çalışılıyor.
Fakat, bu ara dönemde iyi düzeyde ve planlı bir antrenman verisi gözlenemiyor. Çoğu takım antrenman bile yapmıyor diyesim geliyor. Sonuçta bu aranın faaliyeti olan Kupa maçları ile avunup, heyecanımızı finale saklıyoruz.
Takımlar bu ara dönemde nasıl antrenman yapmalıdırlar? Acaba ligin birinci yarısında çok yoruldular ve tamamen mi dinlenmelidirler? Bu sorulara doğru cevaplar vermek gereklidir. Uzun süren maç ve antrenman programları sporcularda fiziksel ve psikolojik yıpranmalar yaratabilir. Ortaya çıkan yaralanmalar ve uzun vadeli sakatlık sorunları varsa bu durum daha da vahimdir. Tedaviler, rehabilitasyon, spora dönüş egzersizleri bu aranın en kıymetli işleridir. Afrika Kupası için gidenler dışındaki yabancı futbolcuların ne yaptıkları belli değildir.
İzlediğimiz maçlara baktığımızda, bunu bir sezon değerlendirmesi olarak açıklarsak genelde dayanıklılık, çabukluk, çeviklik, elastik kuvvet, vb. motorsal yeteneklerle ilgili inanılmaz bir kötü performans sergileniyor. Doğal olarak bu düzey aynı zamanda teknik beceri ve taktik davranışlara da negatif etkiler getiriyor. Oyunun sonunda bazı futbolcuların bireysel yetenekleri ile ulaştıkları gollerle avunuyoruz.
Bunları konuşurken hakemleri unutmuyoruz. Kondisyonel açıdan oldukça iyi denilenlerin çoğunda karar vermede gecikmeler yaşandığını gözlemliyoruz. Bu gibi hakemlerin ciddi nörolojik testlerden geçirilmesi gereklidir. Özellikle sinir ileti hızları, oksijen kullanma kapasiteleri, güç koşullarda doğru kararı verebilme, öncelleme becerileri kontrol edilmelidir. Bu kadar çok teknolojik destek alınmasına rağmen asıl olan hakemlerimizin salt kararları çok daha önemli olmalıdır. VAR konusunda baştan beri bu sisteme karşı olan birisi olarak futbolun kurallar ve hakemlik tarafından mertliğin bozulmasından şikâyet ediyorum. Orijinal futbol hakemliği her zaman teknolojiden daha iyi gelecektir herkese…
Ve medya… Ne yapıyorlar? Yazdıkları ve konuştuklarına bakarak değerlendirirsek, kim transfer edildi, hangi takım ne kadar harcadı’dan başka elle tutulur bir haber yok. Televizyon dışında bu sıralar pek çok kullanıcısı olan youtube kanallarında da farklı bir haber yok. Herkes o mecrada kendine daha çok izleyici toplamakla meşgul. Doğru bilgiler, anlaşılır istatistikler ve içten bir konuşma yoksa buralardan da iyi veri almamız mümkün olamıyor.
Sonuç olarak futbolda tüm tarafların bu ara dönemi daha iyi geçirmesi için galiba eğitime ihtiyaçları var. Bu eğitim, eğiticilerin eğitimi ile başlamalıdır. Bunu kim yapacaktır diye kafa yormaya gerek yok. Bu işi düzenleyecek olan TFF ve ilgili kurullarıdır.
Şimdiden ikinci devremizin daha verimli, keyifli ve dürüst bir oyun anlayışı ile geçmesini diliyorum. Seyirci ve taraftarlara şimdilik sözüm yok, onlar kendilerine iyi baksınlar, aman hasta olmasınlar…
İstanbul, 08 Ocak 2026
Bu makale 26 kez okundu Yükleniyor...
|