Avrupa Ligi'ne giden yolda kaybetmeden ve kalesinde gol görmeden yoluna devam eden Beşiktaş, Çekya takımı Kralove’e engelini geçip hedefine bir adım daha yaklaştı. Final vuruşlarında sıkıntı yaşayan Kartal, ilk maçtaki gibi zayıf rakibini tek golle geçti.
Deplasmandaki maçı 1-0 kazandıktan sonra Çek takımı Kralove'yi İstanbul'da da aynı skorla mağlup eden Beşiktaş, adını play-off turuna yazdırdı. Avrupa Ligi'ne giden yolda Kartal'ı şimdi Çek takımından da daha zayıf bir rakip (Zalgiris) bekliyor.
Golü atan Cerny sevinmedi
Rakibin gücü sınırlı olunca Beşiktaş, tur kapısını kolayca açtı. İlk 45 dakikayı rölantide oynamasına karşın Orkun ve arkadaşları, %60 oranında topa sahip olup, rakip kalede sürekli gol kovaladılar. Ne var ki Orkun'un direkte patlayan ve İlhan'ın kalecinin kucağına giden şutları dışında Beşiktaşlı futbolcular gol yollarında pek üretken değildiler. G.Koreli santrfor Oh, ilk maçtaki gibi ayağına gelen fırsatları acemice harcadı. İşin ilginç tarafı, Çekler geçiş hücumlarıyla gol atmaya çalışırlarken, bu stratejiyle golü Beşiktaş buldu. Rakibin neredeyse bütün oyuncularıyla Beşiktaş alanına geçtiği bir pozisyonda Kartal'ın Çekyalısı Cerny, Olaitan'ın pasını orta saha çizgisinin hemen önünde aldıktan sonra, tek başına rakip ceza sahasına kadar inip, topu düzgün bir vuruşla rakip filelere göndermekte zorlanmadı. Vatandaşlarına gol attığı için pek sevinmedi Beşiktaş'ın Çekyalısı. Gerçek bir vatansever olsa gerek!
İlk yarıda skor avantajını bulduktan sonra Beşiktaş'ın ikinci 45 dakikada farkı daha da açacağını bekleyenler ciddi bir hayal kırıklığı yaşadılar. İlk golü atan Cerny, 51.dakikada aslında ikinci golü de atabilirdi. Ne var ki Çekyalı sağ forvet, deplasmandaki ilk maçta olduğu gibi kaçırması atmasından daha zor olan pozisyonda fileleri havalandıramadı. Maç boyunca 47 kere rakip ceza sahası içinde topla buluşup, 2.18 gol beklentisiyle oynayan Beşiktaş’ın tek golle yetinmemesi gerekirdi. Bu hücum istatistikleriyle Kartal’ın maç boyunca sadece 2 korner kullanması çok ilginçti. İlginç olan bir başka detay da, Beşiktaş teknik direktörü İtaliano’nun, ilk maçtaki tek golü atan Semih’i bu defa sahaya sürmemesiydi. Basın toplantısında “Final vuruşlarında sıkıntı yaşadık” diyen İtalyan hocanın kararına saygı duymakla beraber, bu tercihini yanlış bulduğumu söylemeliyim.
Rakip Litvanya'dan
Avrupa Ligi'ne giden yolda Beşiktaş'ın önünde tek engel kaldı. Kartal'ın yeni rakibi, Zalgiris. Şampiyonlar Ligi elemelerinden bir alt kupaya düşen Litvanya takımı, Beşiktaş'ın başını ağrıtacak kadar güçlü değil. Şurası bir gerçek, Beşiktaş'ın en zor kurası, ikinci eleme turunda karşılaştığı Midtjylland'dı. Üçüncü elemedeki Çek Kralove, Danimarka takımına göre daha zayıftı. Şimdiki rakip Zalgiris ise Kralove'dan da zayıf. Dolayısıyla Beşiktaş tur atladıkça, daha güçlü rakiplerle karşılaşacağı yerde daha zayıf takımlarla eşleşti. Bunun adına da, kura şansı deniliyor! Şimdiden Beşiktaş, Avrupa Ligi'nde diyebiliriz. Zaten böyle de olması gerekiyordu. Transfere astronomik paralar harcayan Beşiktaş'ın, Avrupa Ligi'nde değil de Konferans Ligi'nde oynaması utanç verici olurdu...
KAYNAK: www.fotospor.com.tr