11 Ekim 2026 Pazar
DOLAR 49.40 ₺
EURO 55.65 ₺
STERLIN 65.40 ₺
G.ALTIN 6,644.78 ₺
BTC 82,647.11 $
ETH 2,494.50 $
BİST 0.00

    DOÇ. DR. SERDAR SAMUR

    Milyon Dolarlık İllüzyon: “Hemen Başarı” Masalı Geleceğimizi Çalıyor

    Yayınlama:

     

    Türkiye’de her hafta sonu aynı tiyatro oynanıyor. Statlarda çığlıklar, ekranlarda bağırışlar, sosyal medyada tartışmalar… Hakem kararları üzerinden üretilen komplo teorileri, ertesi gün ise “tarihi zafer” veya “büyük çöküş” manşetleri… Sonra maç bitiyor. Işıklar sönüyor. Peki geriye ne kalıyor?

    Batan kulüpler, şişen borçlar, boşalan altyapılar ve geleceğini kaybeden gençler…

    Türk sporunun bugün çözmesi gereken en büyük sorun ne hakem hatasıdır ne kaçan penaltı.

    Asıl sorun, “hemen başarı” beklentisi üzerine kurulmuş spor anlayışıdır.

    Kulüp yönetimleri, medya ve taraftar üçgeninde büyüyen bu anlayış, sporu uzun vadeli bir yatırım olmaktan çıkarıp günlük bir gösteriye dönüştürüyor.

    30 yaşını geçmiş bir yıldız milyonlarca avroya transfer ediliyor.

    Manşet hazır:

    “Yılın transferi!”

    Herkes heyecanlanıyor.

    Ama çok az kişi şu soruyu soruyor:

    Bu transfer kulübün önümüzdeki beş yılını nasıl etkileyecek?

    Çünkü yıldız transferi konuşmak kolaydır.

    Altyapı bütçesini konuşmak sıkıcıdır.

    Bonservisi tartışmak reyting getirir.

    Kulübün mali sürdürülebilirliğini anlatmak getirmez.

    İşte temel yanılgımız burada:

    Günü kurtarmayı başarı zannediyoruz.

    Bir maç kazanılıyor, teknik direktör deha ilan ediliyor.

    Kaybedilince aynı teknik direktör yetersiz bulunuyor.

    Bir oyuncu iki gol atıyor, geleceğin yıldızı oluyor.

    Üç hafta sonra yedek kalınca transfer hatasına dönüşüyor.

    600 pas yapan ama rakip kaleye gidemeyen takım “oyuna hükmetti” diye anlatılıyor.

    Çünkü biz artık sporu değil, sonucu tüketiyoruz.

    Oysa gerçek başarı 90 dakikada ölçülmez.

    Gerçek başarı; altyapıda kaç oyuncu yetiştirdiğinizde, kulübün mali yapısını ne kadar sağlam tuttuğunuzda, teknik kadroda ne kadar istikrar sağladığınızda ve her yıl bir önceki yıldan daha iyi bir sistem kurup kuramadığınızda ortaya çıkar.

    Üstelik mesele sadece futbol da değil.

    Atletizmde, basketbolda, voleybolda ve olimpik branşlarda yıllarca verilen emek, çoğu zaman bir futbolcunun sosyal medya paylaşımı kadar gündem olmuyor.

    Sonra uluslararası bir organizasyonda başarısız olduğumuzda hep birlikte soruyoruz:

    “Nerede yanlış yaptık?”

    Aslında cevap belli.

    Yanlış sadece sahada yapılmıyor.

    Yönetim odasında, transfer masasındaki kararlarda, medya dilinde ve taraftar beklentisinde birikiyor.

    Bu nedenle artık sorularımızı değiştirmeliyiz.

    “Bu hafta hakem ne yaptı?” sorusunun yanına şunları koymalıyız:

    Bu kulübün altyapı bütçesi ne kadar?

    Transfer harcamalarının gelecekteki maliyeti nedir?

    Kaç genç oyuncu yetiştirildi?

    Kulübün beş yıllık sportif planı var mı?

    Sahadaki oyunun arkasında nasıl bir sistem var?

    Medyanın da burada büyük bir sorumluluğu bulunuyor.

    Yazarların ve yorumcuların görevi yalnızca taraftarın duymak istediğini söylemek değildir.

    Bazen taraftarı rahatsız etmek gerekir.

    Çünkü gerçek her zaman alkışlanmaz.

    Ama sporun geleceğini değiştiren şey çoğu zaman o rahatsız edici sorudur.

    Artık milyonlarca avroluk transferleri başarı, yüksek bütçeleri kalite, bir maçlık galibiyetleri de sistem olarak görmekten vazgeçmeliyiz.

    Çünkü para harcamak başka şeydir, yatırım yapmak başka.

    Transfer yapmak başka şeydir, takım kurmak başka.

    Maç kazanmak başka şeydir, sürdürülebilir başarı başka.

    Türk sporunun artık yalnızca yeni bir başarı hikâyesine değil, yeni bir başarı anlayışına ihtiyacı var.

    “Hemen başarılı olalım, gerisini sonra düşünürüz” anlayışından vazgeçmeliyiz.

    Çünkü sporda “sonra” diye bir zaman yok.

    Bugün düşünmediğimiz gelecek, yarın karşımıza borç, başarısızlık ve kaybedilmiş nesiller olarak çıkıyor.

    Ekranlardaki gürültüyü biraz kısmalı, sahadaki akla ve tesisteki emeğe kulak vermeliyiz.

    Çünkü bugün milyonlarca avroluk başarı illüzyonunu alkışlayanların yarattığı bedeli, yarının sporcuları ve Türk sporunun geleceği ödeyecek.

    KAYNAK:

    www.fotospor.com.tr