19 Mayıs 2026 Salı
DOLAR 45.58 ₺
EURO 53.15 ₺
STERLIN 61.26 ₺
G.ALTIN 6,687.13 ₺
BTC 76,926.28 $
ETH 2,118.57 $
BİST 0.00

    Yusuf YALKIN

    Yusuf YALKIN

    SPORUN İÇİNDEKİ, GENÇLİĞİN YANINDAKİ ATATÜRK!

    Yayınlama: 18 Mayıs 2026 Pazartesi 23:40


    Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ulusumuza sunduğu en büyük nimetlerden biridir cumhuriyet…
    Bizlere emanet ettiği değerleri iyi bilelim, koruyalım, kollayalım.
    Onlardan biri de "19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı"
    Elbette kutlayacağız, elbette gururlanacağız!

    “Bugün 19 Mayıs’ı kutlarken belki de kendimize şu soruyu sormalıyız: Atatürk’ün emanet ettiği gençlik anlayışını; zekâyı, ahlakı, çalışmayı, sportmenliği ve sorumluluk duygusunu ne kadar yaşatabiliyoruz? Çünkü güçlü bir gelecek, sadece anmakla değil, anlamakla kurulur.”

    “19 Mayıs yalnızca bir tarih değildir; bir milletin yeniden ayağa kalkma iradesinin, gençliğe duyulan güvenin ve geleceğe bırakılmış bir emanetin başlangıç işaretidir.

    Atamızın, Türkiye Cumhuriyeti’nde spora ve gençliğe verdiği önemi acaba yeterince biliyor muyuz?
    Çok emin değilim...
    Bunu bir nebze de olsa anlatabilmek için bir alıntı ile başlıyorum yazıma…

    Atatürk’ün vefatını takip eden günlerde, o dönem sadece Avrupa’nın değil, dünyanın en popüler spor gazetesi olan ve Fransa’da yayınlanan L’ Auto’da çıkan geniş bir makalede, Mustafa Kemal’in spora ve gençlere verdiği büyük önem uzun uzun övülürken, şu görüşlere yer verilir:

    “Dünyada ilk defa beden eğitimini mecburi kılan devlet adamı Atatürk oldu. Yalnız kağıt üzerinde, nutuklarda değil, bir fiil yerine getirdi. Stadyumlar ve çeşitli spor merkezleri tesis ettirdi. Halkevlerinin spor kollarını bizzat murakabe etti. Milletin mukadderatına hakim olduğu günden itibaren Türkiye’de gençlik ve spor, "gittikçe artan bir önem ve değer" kazandı.”

    Peki, biz Atamızın spora ve gençliğe verdiği önemi yeterince anlayıp, genç nesillere layıkıyla anlatabildik mi?
    Tartışılır!

    Büyük Atatürk’ün gençliğe ve spora verdiği ehemmiyet üst seviyedeydi.

    İşte, bu konudaki söylemlerinden biri:
    “Spor, yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlak da bu işe yardım eder. Zeka ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler, zeka ve kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.”

                                                                       * * * 

    Atamız, çizdiği bu çerçevede, sporun özündeki “Ahlak ve sportmenlik kavramına” atıfta bulunurken, insanın aklına ister istemez çağımızdaki stat- salon kavgaları, patavatsız pervasız demeçler, sporumuzun içine yerleşmiş "gereksiz, kaba ve yakışıksız" çekişmeler, çirkinlikler, şike iddiaları, takım kayırmalar, düzenbazlıklar, vurdum duymazlıklar geliyor!

    Mustafa Kemal Atatürk, sporda başarılı olabilmenin sadece bireysel değil, ulusça çaba gösterilerek gerçekleştirilebileceğine de parmak basmış şu sözleriyle:

    “Açık ve kati olarak söyleyeyim ki, sporda muvaffak olabilmek için her türlü yardımdan ziyade, bütün milletçe "sporun mahiyetinin ve değerinin anlaşılmış olması" gerekmektedir ve onu kalpte "muhabbet ve vatani bir vazife" olarak telakki eylemek lazımdır.”

                                                                       * * *

    Yazımı Mustafa Kemal Atatürk'ün sporcuya verdiği önemi çok açık ve net olarak gösteren bir örnekle tamamlamak istiyorum...

    İtalyanları yenen Milli güreş takımımız, Florya’daki cumhurbaşkanlığı köşkünde Mustafa Kemal Atatürk tarafından kabul edilir. Ulu önderimiz sporcuları teker teker kutlar. Bu arada şampiyon olan ağır sıklet güreşçimiz Çoban Mehmet’e takılır:

    “Sen herkesi kolayca yeniyorsun Mehmet… Seninle güreş tutsak, beni de yener misin?”
    Koca Çoban, "çocuksu bir mahcubiyet içinde" başını öne eğerek;
    Sizi bütün cihan yenemedi Paşam, ben nasıl yenebilirim?” der.
    Atatürk, Çoban Mehmet’in bu sözleri karşısında pek duygulanır ve şampiyonumuzu alnından öper.
    Emperyalist güçler karşısında kazanılan zaferlerle onları "dize getiren ve Türkiye’yi kuran" Atamızın önünde bir kez daha saygı ile eğiliyorum…

    Ruhu şad olsun…