28 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46.66 ₺
EURO 53.15 ₺
STERLIN 62.10 ₺
G.ALTIN 6,130.13 ₺
BTC 60,068.37 $
ETH 1,570.34 $
BİST 0.00

    Yusuf YALKIN

    Yusuf YALKIN

    FUTBOLDAKİ O ESKİ HEYECAN NEREDE?

    Yayınlama: 28 Haziran 2026 Pazar 16:04

     

    Ankara’da her şey başkaydı geçmişte…

    Transfer faaliyetleri bile çok farklı bir ortamda gerçekleşirdi…

    Başkent’te 1. Lig takımının çok fazla sayıda olduğu yıllara dönelim şimdi…

    O zaman Süper Lig falan yoktu…

    “Para kazanmanın” yanı sıra, “Spor sevgisinin” de var olduğu dönemlerdi...

    Haziran ayının ortalarında futbolda transfer sezonu açılırdı.

    Bir çok futbolcunun yüreği “güp… güp…” atardı heyecandan.

    Hem amatör kümedekilerin, hem profesyonel ligde oynayanların gönüllerinde “Büyük takımlara” transfer olmak yatardı.

    Menajerler falan yoktu. Zaten menajerlik diye bir şey de yoktu. Bir kaç “Sözüne güvenilen insanın” ağzının içine bakarlardı futbolcular... “Ağabeylerimiz, inşallah kulüp yöneticilerine bizden de söz eder” diye beklerlerdi.

    Birine “Haydi gel” dendiğinde, buluşma noktası Gençlik Parkı’nın içindeki bir kır kahvesi olurdu. Saatlerce süren görüşmeler, fısıltıyla başlayıp, bağrışmalara dönüşürdü. Rakamlar bir türlü telaffuz edilemezdi…

    8- 10 bardak “Koyu demli çaydan” sonra mideler kazınmaya başlar ve nihayet mutlu sona gelinirdi…

    Hararetli tokalaşmalar, sarmaş dolaş olmalar ve öpüşmeler…

    Ardından acıkmanın dayanılmaz isteğiyle, Çıkrıkçılar Yokuşu’ndaki izbe lokantalara “Transfer yemeğine” hücum…

    İnsanlar sevinçli, huzurlu…

    Kulüpler mütevazı bütçelerle mutlular…

    Alan razı, satan razı!

                                             * * *

    Ya şimdi?

    Futbol piyasasındaki rant, Başkent için olması gerekenden çok fazla büyüdü!

    İş, “Para kazanmak” üzerine odaklandı. Kulüplerin çoğu, “Devleşen bu profesyonel talebi” karşılamaktan uzaklaştı!

    Gelirleri, harcamalarının yanında “Cüce” kalmaya başladı...

    Çoğu kulüp, yüksek ekonomik talebi karşılayacak, gelir getirecek yeni bir yapılanmaya gidemedi.

    Transferde menajerlere mahkumlar...

    İyi bir futbolcuyu, “Çuvalla paraları” da olsa alamıyorlar, teknik adamı da…

    Kalitesiz yabancıya “Zorunlu yöneliş” var.

    Tam olarak bilemiyorum ama belki bir- iki kulüp dışında; Ankara’da kendi yağıyla kavrulan kulüp kalmadı, maddi sıkıntılar doruk noktasında...

    Rant hırsı, spor sevgisinin köküne kibrit suyu döktü.

    Dirayetli idareci azaldı; paralı yeni yönetici de bulunamıyor.

    Taraftarlar başarıyı beklemekten usandı, inancını yitirdi…

    Sporun temel kurgusunu “Çıkar odakları” şekillendirmeye başladı; futbolda küçük bir grup kazanıyor artık…

    Ama kaybedenlerin haddi hesabı yok!

    Başkent’te futbol camiası endişe içinde…

    Her şey çok değişti, çok!..

    Şimdi soracaksınız, “başka şehirler de durum farklı mı” diye.

    Elbette değil…

    Sıkıntı her yerde aslında!

    Bıçak kemiğe dayanmış durumda…