|
SON DAKİKA
SANAT VE SANATÇILAR 3. BÖLÜM
SANAT VE SANATÇILAR 2.BÖLÜM
SANAT VE SANATÇILAR 1.BÖLÜM
SPORU VE SPORCULARI SEVERDİ
BERLİN'DEN İSTANBUL'A 100 YIL...
Durduk yerde Berlin ve İstanbul’dan söz etmenin ne anlama geldiğini açıklamaya çalışacağım. Adolf Hitler’in 1936’daki Olimpiyat Oyunlarını desteklemesinin üzerinden 2036’ya gelindiğinde tam yüz yıl geçmiş olacak. İlginçtir, İstanbul ve Berlin, 2000 yılı Yaz Olimpiyat Oyunları için aday olmuşlar ancak meşaleyi Sydney’e kaptırmışlardı. 2000 yılının adayları arasındaki Berlin’in o zamanki tanıtım videolarında, o kentte yaşayan Türklerin düğünlerinden bazı kesitler yanında Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma operasından bazı bölümlerin yer alması benim ilgimi çekmişti. İstanbul’un muhteşem görüntüleri enfesti ama tesis ve trafik konusunu bildiğimden fazla yorum yapamamıştım. Şimdi geçmişe bakıp 2036 için hazırlık yapma zamanı gelmiştir. Ama bu yüzüncü yıl hazırlığını Yunanlıların 1996 için yaptıkları tanıtımlarına, hazırlıklarına benzememesi gerekir. Bunun detaylarını çok sonra sizlerle paylaşacağım. “Golden Olympics” şeklinde akıllarda kalan bu oyunları, hepinizin bildiği gibi Atlanta kapmış (!) idi. Ne de olsa Coca Cola’nın keşfedildiği, Ted Turner’in 24 saat yayın yapan CNN’i, Jane Fonda’nın Aerobik Cimnastik kasetlerinin tüm dünyaya sardığı bir kent olan Atlanta, sözünü ettiğim şu basit birkaç parametre ile yarışı kazanmıştı. Biliyorum bu yazımı okuyanlarımızın çoğu İstanbul’un trafiğinden, pahalılığından, kontrol edilemez sanılan keşmekeşliğinden söz edecek. Ama biliyor musunuz, bu durum bile İstanbul’un önemli zenginliklerinden birisidir. Trafiği çözmek çok basittir. İstanbulluları Akdeniz’e tatile gönderirsek bu sorun kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Pahalılık sizde para yoksa ortaya çıkar. Parayı bulmak zor değildir, yeter ki iyi bir planlama yapalım… Keşmekeşlik dediğimiz şey kentin ruhudur. O ruh, içinde gizli bir güç oluşturur. Güç kontrol edilirse ortalık durulur. Benim sorun olarak gördüğüm noktalar, sportif tesisler ve olimpik köy olasılıklarıdır. Bunun dışındaki en önemli problem ise Olimpizm ve olimpik oyunların halkımıza gençlerimize, insanlarımıza aşılanmasıdır. Bu konu okullarımızda, medyada, spor teşkilatında, kulüplerimizde çok farklı kampanyalar ile aktarılmalıdır. Burada Millî Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve TMOK doğrudan devreye girmelidir. Kenarda duran büyük bir devin varlığını unutmuş değilim: YÖK ve Üniversitelerimiz… Asıl görev bu kuruluşlara düşüyor. Gençlik orada, sporcular orada, antrenörler, yöneticiler orada… Çok uzattım sanırım. Bazı okurlarım uzun yazdığımdan şikâyet ediyorlar. Onları kızdırmamak için burada kesiyorum. Milano-Cortina (İtalya) 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yapıyor. Birçok TV kanalından yarışmaları izleyebiliyoruz. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’ye destekleri için ben de bir teşekkür göndersem fena olmaz sanırım. “Politikacılar olmazsa spor olur mu?” Bunu tartışmaya sunuyor ve köşemden kaçıyorum… (Fethiye, 14 Şubat 2026) Bu makale 29 kez okundu Yükleniyor...
|