|
SON DAKİKA
SANAT VE SANATÇILAR 3. BÖLÜM
SANAT VE SANATÇILAR 2.BÖLÜM
SANAT VE SANATÇILAR 1.BÖLÜM
SPORU VE SPORCULARI SEVERDİ
TÜRK HENTBOLU 50 YAŞINDA...
Kıymetli hocamız Prof. Dr. Yaşar Sevim’in girişimleri ve dönemin spor yöneticilerinin katkıları ile 4 Şubat 1976 tarihinde kurulan Türkiye Hentbol Federasyonu 50. Yaşına girdi. Çeşitli kereler, oyunculuktan başlayıp, antrenörlük, hakemlik, yöneticilik, milli takım hocalığı, gözlemcilikten Asbaşkanlığa kadar uzanan çeşitli görevlerde bulunmuş bir hentbolsever olarak bugüne ulaşmak bence keyif verici bir durumdur. Hentbol ailesinin tüm bireyleri bunun keyfini çıkarmalıdırlar.
Kuşkusuz bu yıllar içerisindeki iyi ve güzel anılarımızın sayısı bir hayli fazla. Üzüldüğümüz sonuçları da yaşadık ama bunlar hentbolun gelişimi için önemli kilometre taşları oldular. Kızmak yok. Çalışmaya devam edilmelidir.
Hentbolun dünya çapındaki patronu IHF’dir (Uluslararası Hentbol Federasyonu). Merkezi İsviçre’nin Basel kentindedir. İlk yıllarında Avrupa Kupalarının kura çekimleri bu şehirde yapılırdı. Türkiye’den kupa maçlarına katılacak olan kulüplerimizin temsilcileri olarak bu kente defalarca gittiğimi hatırlıyorum. 1946’da kurulan IHF, 1996 yılında 50. Yılını kutlarken ben, Hacettepe Üniversitesi mensubu idim. O dönemde IHF’yi tanıtıcı küçük bir toplantı yaptığımı hatırlıyorum. Biz de 50. yaşımıza gelecek miyiz sorusu kafamızda uçuşurken işte geldik bu yaşa…
Türkiye Hentbol Federasyonu 50. Yıl için bir buluşma düzenledi. Bunu 7 Şubat 2026 günü Ankara’da gerçekleştirecekler. Bunu, sezonun bitiminde bir kupa maçını izledikten sonra dönemin şampiyonları, oyuncuları ve efsaneleri ile birlikte olmasını arzu ederdim. Ama şikâyet yok, demek ki bu zaman dilimi seçilmiş, zamanı olanlar başkentte buluşacaklar…
Hentbol, yaygınlaşmak ve gelişmek için çok çaba harcadı. Herkes elinden geleni yapmaya çalıştı. Hemen her büyük kentte hentbol kulüp takımları kuruldu. Milli takımlarımız her yaş grubunda oluşturuldu. Federasyon Başkanlıkları eskiden atama yolu ile olurdu, sonra seçimler geldi. Her ne kadar özerk federasyon dense de aslında durumun böyle olmadığını herkes biliyor. Özerklik demişken gülmeniz için bir bilgiyi paylaşmak istiyorum: Bu işin başlamasında spor federasyonlarımızın çoğu özerkliği kendilerine ayrılan bütçenin özgür biçimde harcayabilmek olduğunu sanıyorlardı. Durum öyle olmayınca bir hayli fazla sayıda üzülen başkanların olduğunu hatırlıyorum.
Doğrusunu söylemek gerekirse bir hentbol sever ve ilgileneni olmaktan dolayı çok mutluyum. Dünyanın birçok yerinde hentbol sayesinde edindiğim dostlukların değerini anlatamam. Hiç unutmam, bir ara yolum Ukrayna’nın Zaporeje kentine düşmüştü. Kiev üzerinden oraya gecikmeli olarak sabaha karşı saat 3 gibi varmıştım. Hava sıcaklığı -23 derece idi ve bagajınızı almak için elinizde bagaj etiketi ile sırada beklemek zorundaydım. Bir şekilde bagajımı aldım ama bu saatte beni kim karşılayacaktı? Ve bir ses duydum, ona doğru yöneldim ve karşımda Alexander Rezanov duruyordu. Aslında onunla haberleşmemiştim fakat o bir şekilde benim oraya geleceğimi ve başıma bir şeyler gelebileceği kuşkusu ile o saatte ve hava koşullarında havalimanına gelmişti. Onu da kaybettik. Allah rahmet eylesin. Bu vesile ile hentbola dokunmuş ve bu dünyadan göçenlerimizi saygı ile anıyorum.
Bunları yazarken EHF’nin kuruluş öyküsünü unutmadım. Kıymetli hocam ve o dönemin federasyon başkanı Prof. Dr. Yavuz İmamoğlu ile yaptığımız ziyaretler ve toplantıları bir başka yazımda paylaşacağım. Şimdiki başkan hariç neredeyse her başkan ile çalıştım. Mesut Çebi’nin EHF yönetim Kurulu üyesi olması çok kıymetlidir.
Bu vesile ile hepimizin ellinci yılı kutlu olsun.
İstanbul, 03 Şubat 2026
Bu makale 11 kez okundu Yükleniyor...
|