PROF.DR.HAKAN LEVENT GÜL · 30.10.2026
Nöroloji profesörlüğüne uzanan yolculuğumda, hayatımın en değerli kazanımlarından bazılarını basketbol sahalarında edindim. Ortaokul yıllarında başlayan basketbol tutkum lise ve üniversitede de devam etti. Üniversite yıllarımda hem okul takımında hem de lisanslı olarak kulüp takımında basketbol oynadım. O yıllarda sahada kazandığım disiplin, takım ruhu, dayanışma, sorumluluk duygusu ve mücadele azmi akademik hayatımda da bana eşlik etti. Bugün geriye baktığımda, sporun kişiliğimin ve mesleki yolculuğumun şekillenmesinde önemli bir yeri olduğunu görüyorum.
Atatürk, ‘Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim’ sözüyle, sporun yalnızca bedensel başarıdan ibaret olmadığını; aklı, çevikliği ve ahlâkıyla bir bütünü temsil ettiğini vurgulamıştır.
Cumhuriyet tarihimiz, bu anlayışla yetişen sporcuların başarılarıyla doludur. Yaşar Doğu'nun güreşteki mücadelesi, Naim Süleymanoğlu'nun eşsiz azmi ve bugün Filenin Sultanları'nın yarattığı gurur, bu büyük mirasın farklı dönemlerdeki yansımalarıdır.
Ancak sporun gerçek başarısı yalnızca kazanılan madalyalarla ölçülmez. Kaç çocuğun sporla tanıştığı, kaç gencin yeteneğini geliştirebildiği ve sporun kaç insanın hayatına dokunduğu da en az şampiyonluklar kadar önemlidir.
Unutmayalım; her çocuk olimpiyat şampiyonu olmak zorunda değil. Ama her çocuk sporla büyümeyi, hayal kurmayı ve kendine inanmayı hak ediyor.
Atatürk'ün bize bıraktığı Cumhuriyet mirasını geleceğe taşımak; onun akla, bilime ve çağdaşlığa dayanan düşünce dünyasını her alanda yaşatmak, sporun gücüyle de daha sağlıklı, özgüvenli ve donanımlı nesiller yetiştirmekle mümkündür.
Cumhuriyetimizin 103. yılında, bize bu aydınlık yolu açan Mustafa Kemal Atatürk'ü ve bu toprakları vatan kılan tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum
Yaşasın Cumhuriyet!
Prof.Dr.Hakan Levent GÜL