DÜNYA KUPASI
Dünyada milyarlarca insanı aynı anda ekran başına kilitleyen, ortak bir duygu etrafında toplayabilen çok az etkinlik vardır. Olimpiyatlar bile spor dallarına bölündüğü için dünya kupası kadar odaklanmış bir kitle yaratamaz. Dünya kupasını izleyebilmek için farklı dillerden, farklı dinlerden ve farklı kültürlerden insanlar aynı heyecanı ve tutkuyu paylaşmak için bir araya gelirler. Ancak sadece o kadar da değil, dünya kupası gezegendeki neredeyse tüm ülkeleri aynı heyecan etrafında buluşturabilen nadir organizasyonlardandır. Bir sporcu için kariyerinin en yüksek noktası, ülkesinin formasıyla dünya kupasını kaldırmaktır. Kulüp takımlarında kazanılan başarılar çok değerli olsa da dünya kupasında kazanılan bir zafer o oyuncuları doğrudan ülke kahramanı ve efsane mertebesine yükseltir.
Futboldaki dünya kupasının, diğer tüm spor branşlarındaki dünya kupalarından çok daha büyük bir çekim merkezine dönüşmesi ve ekran başına kilitlemesi tesadüf değil. Bu durum; sosyolojik, kültürel, ekonomik ve oyunun kendi doğasından kaynaklanan çok güçlü temellere dayanır. Diğer spor branşlarında ihtiyaç duyulan ekipmanlardan çok daha ucuz ve kolay temin edilebilen bir top ve kale direği niyetine ortaya konan iki taş, futbol oynamak için yeterlidir. Bu basit ve ucuz materyal, futbolun dünyanın en ücra köşelerinde bile çocukluktan itibaren öğrenilmesini ve oynanmasını sağlar. Dünya kupası başladığında zengin fakir, fark etmeksizin küresel ölçekte herkesin kurallarını ezbere bildiği ve bağ kurabildiği bir oyun sergilenir. FİFA Dünya kupasının 4 yılda bir düzenlenmesi, ona adeta kutsal ve kaçırılmaması gereken bir festival havası verir. Bu nedenle futbolla hiç ilgilenmeyen, hayatında tek bir maçı izlememiş insanlar bile dünya kupası zamanı sokaklara dökülür, milli takımlarını destekler. Özet olarak futbolun basitliği, oyun akışındaki heyecanın devamlılığı ve Pele, Diego Maradona, Lionel Messi gibi efsaneye dönüşen bireysel kahramanların kahramanlıkları ile FIFA Dünya Kupasını cazip, çekici ve kutsal bir festivale dönüştürür.
Dünya’da BM’ye tam üye olan 193 ülke bulunmaktadır. Takım sporlarından futbol, basketbol, voleybol ve hentbolda dünya kupası düzenlenir. Bu branşların en popüleri elbette futboldur. Türkiye olarak dünya kupası şampiyonalarına futbolda A milli erkek takımı olarak 1954’te grup aşamasında, 2002 yılında ise dünya üçüncüsü olma başarısı göstererek katıldık.
Basketbolda ise A milli erkek takım olarak dünya şampiyonasına 2002, 2006, 2010, 2014 ve 2019 olmak üzere 5 kez katıldık. Bu turnuvada 2010 yılında dünya ikincisi olma başarısı gösterdik. Voleybolda A Milli Kadın takımı olarak 2006, 2010, 2014, 2018, 2022 ve 2025 yılında olmak üzere 6 kez katıldık, voleybolda A Milli Erkek takımı olarak ise 1956, 1966, 1998, 2022 ve 2025 yıllarında olmak üzere 5 kez katıldık.
Hentbolda A Milli Erkek takımımız ne yazık ki bugüne kadar Dünya Şampiyonalarına hiç katılamamıştır. Ancak Uluslararası Hentbol Federasyonu (IHF) Türk hentbolunun son dönemdeki yükselişini ödüllendirerek milli takımımıza “wild card” (özel davet) verdi. Takımımız Ocak 2027’ de Almanya’da düzenlenecek Dünya Şampiyonas’ında ilk kez mücadele edecek ve C grubunda İspanya, Hırvatistan ve Şili ile karşılaşacak. Kadın Milli Takımımız da ne yazık ki Dünya Şampiyonalarına hiç katılamamıştır. Ancak Milli Takımımız tarihinde ilk kez 03 - 20 Aralık 2026 tarihleri arasında C grubunda Antalya’da oynanacak 2024 Avrupa Şampiyonasına’na (EHF EURO) ev sahiplerinden biri olduğu için doğrudan katılacaktır. Takımımız C grubunda Danimarka, İspanya ve Yunanistan ile bir üst tura yükselmek için mücadele edecek.
Ampute milli takımı olarak 2005, 2007, 2010, 2012, 2014, 2018 ve 2022 olmak üzere 7 kez katılınmış 2022 yılında dünya şampiyonu olma başarısı gösterilmiştir.
Dünyanın tüm ülkelerinde yaşayan insanların inanılmaz ilgi ile takip ettikleri futbol dünya kupası tarihinin en çok katılan ve en çok kazanan takımı Brezilyadır. Sambacılar bu kupaya tam 23 kez katılmış ve 1958, 1962, 1970, 1994 ve 2002 yıllarında olmak üzere 5 kez kazanmış ancak bu sene son 16 turunda Norveç’e 2- 1 yenilerek elenmiştir.
Büyük umutlar, büyük beklentilerle Amerika’ya uğurladığımız milli takımımız ise, grupta oynadığımız maçlarda Avusturalya’ya 2- 0, Paraguay’a 1- 0 yenilerek, Amerika Birleşik Devletleri’ni 3-2 yenmesine karşın 24 yıl sonra katıldığı Dünya Kupası sahnesine grup aşamasında veda ederek hüsrana uğramış ve hasretini 4 yıl sonra düzenlenecek dünya kupasına bırakmıştır.