GEÇMİŞTEN DERS ALMADIKÇA MONTELLA İLE DAHA ÇOK SORUNLAR YAŞARIZ!
MÜTHİŞ BİR JENERASYON YAKALADIK. FEDERASYON BAŞKANI VE DE MONTELLA'NIN KEYFİ İÇİN BU ÇOCUKLARI HEBA EDEMEYİZ...
08.Temmuz. 2024 tarihinde tam da 2 yıl önce bir yazı yazmıştım.
Konusu da Avrupa Futbol Şampiyonası finalleri (EURO 2024) ve orada yaşanan milli takım olayları...
Konusu da Avrupa Futbol Şampiyonası finalleri (EURO 2024) ve orada yaşanan milli takım olayları...
Yazıyı okuyunca gördüm ki, değindiğim tüm sorunlar tıpa tıp Dünya Kupası'nda da yaşandı. Yani, "nokta kadar" ders almamışız, kulağımızın üstüne yatmışız!
Kimse, öyle çocuklara yüklenip kendi kendini tatmin etmesin.
Bir suçlu arıyorsanız, en son "bizim çocuklara" bakacaksınız!
Saklamanın, gizlemenin kimseye bir faydası yok; bu işte iki sorumlu var; Federasyon Başkanı ve Milli Teknik Direktörü...
Gerisi üvertür suçlular!
Bir suçlu arıyorsanız, en son "bizim çocuklara" bakacaksınız!
Saklamanın, gizlemenin kimseye bir faydası yok; bu işte iki sorumlu var; Federasyon Başkanı ve Milli Teknik Direktörü...
Gerisi üvertür suçlular!
En üst suçlu da Avrupa Şampiyonası finalini 24, Dünya Kupası finalini 32 takımla yapan UEFA ve FİFA...
3-5 maç hariç sıradan, yavan, tat vermeyen, sıkıcı maçlar izlemekten bıktık. Dolayısıyla futboldan da soğumak üzereyiz!
İşi futbol mantığından çıkarıp organizasyonları "kendi kurumlarına para sağlayan sirklere" çeviren bu "hatalı tutumlarını" mercek altına almaları ön koşul.
Çok takımlı, çok maçlı dolayısıyla çok reklamlı, çok para kazançlı bir dönüşüme uğrayan futbol, çok itici haliyle bir süre sonra daha da çirkinleşir, ciddi biçimde müşteri kaybeder ve kendisiyle beraber UEFA ile FİFA'yı da yer!
Bizden söylemesi...
İşi futbol mantığından çıkarıp organizasyonları "kendi kurumlarına para sağlayan sirklere" çeviren bu "hatalı tutumlarını" mercek altına almaları ön koşul.
Çok takımlı, çok maçlı dolayısıyla çok reklamlı, çok para kazançlı bir dönüşüme uğrayan futbol, çok itici haliyle bir süre sonra daha da çirkinleşir, ciddi biçimde müşteri kaybeder ve kendisiyle beraber UEFA ile FİFA'yı da yer!
Bizden söylemesi...
Şimdi 2 sene önceki yazımı noktasına virgülüne dokunmadan yeniden siz okurlarıma sunuyorum.
Karar sizin...
Karar sizin...
-----------------------------------
SORULAR... CEVAPLAR...
- EURO 2024'te şu ana kadar oynanan maçlar dikkate alındığında size göre oluşan tablo nedir?
- Ben bizim Atasözlerine bayılırım. Nerede çokluk, orada b...luk! Daha fazla para kazanmak uğruna UEFA hem TV gelirleri, hem de reklam gelirleri artsın diye futbolun dibine kibrit suyu dökmeye devam ediyor. 24 takımlı final olmaz... Doğal olarak futbol kalitesi düşüktü, futbol zevki yoktu, çoğu tatsız, yavan maçlardı... Kendime sordum, "oynanan hangi maçı tekrar izlemek istersin?" diye... Sadece Portekiz ve Hollanda maçlarımızı yeniden izlemek isterdim. Nerede hata yaptık, neden kaybettik sorularına duygusallıktan uzak, gerçekçi cevaplar verebilmek için... Montella ve teknik heyet neleri doğru yapmadı ki, sonuç böyle oldu? Bunu doğru analiz etmek için...
- Neler yapmadılar?
- Hollanda maçının ilk yarısında müthiş mücadelemizin karşılığını aldık 1-0 öndeyiz... Kırmızı yüzlü Koeman'ın sıkıntıdan suratı arap şeyhine dönmüş, simsiyah olmuştu! Ama, bizim teknik heyet uyurken, adam arayış içindeydi... 46.dakikadan itibaren oyuna taze isimler soktu Bizi ablukaya aldılar. Dakika 70 hala öndeyiz... Artık karşı hamleler yapmamız gerekir! Çünkü, millilerin bir bölümünde yorgunluk açıkça görülüyor. Bazılarının ayakları topa gidemez olmuş durumda. Gelin görün ki, Montella benim gibi seyrediyor maçı. Oysa gol geldi, gelecek! Ve geliyor da! 1-1, ardından 2-1... Montella maçı kurtarsın diye Cenk'i, Semih'i alıyor oyuna. Haydi bu konuyu bir başka Atasözümüzle kapatalım. "Atı alan Üsküdar'ı geçti..."
- Ne düşünüyorsunuz Montella konusunda?
- Net söylüyorum, maçların kriz anlarında neler yapabileceği konusunda inancım kalmadı ona. İşler iyi giderken, sen de, ben de yönetiriz takımı... Maharet oyun sıkıştığında çözüm bulmakta! Bunu yapamadı. Lider, çözüm üretendir, bahane üreten değil... Montella'nın çok eleştirilecek bir başka yanı da, bazı maçlarda yaptığı kadro yanlışları ve strateji saptamadaki beceriksizlikleri! Koymuş kafasına "santraforsuz" oynamayı, inatla vazgeçmedi bundan... Ne oldu? Çeyrek finalde takıldık kaldık... Niye üzülüyorum biliyor musun? Bizim çok kapasiteli, kaliteli, zeki ve yetenekli oyunculardan oluşan geniş bir kadromuz var. Çok iyi bir yeni jenerasyonumuz var... Alternatifimiz çok! Bu kadar "kofti takım" arasında finale kadar çıkma şansımız bile vardı. Ama sen kafandaki vazgeçemediğin düşünceye saplanmış kalmışsın... İnadım inat diyorsun... Elindeki nimeti görmek istemiyorsun! O zaman oyun yapına uymayan futbolcuları neden çağırıyorsun Milli takıma? Süs eşyası olsunlar diye mi? Montella ayrıcalıklı olamaz, keyfi davranamaz! Sorgulama mutlaka yapılmalı, dersler çıkarılmalıdır. Milli takımda kim varsa şampiyonaya giden, ayrım yapılmaksızın hepsi hesap vermelidir. Federasyon başkanından Hamit Altıntopu'na, UEFA'daki temsilcimizden futbolcularımıza kadar herkes masaya yatırılmalıdır. "Çeyrek finale çıktık, çok başarılı olduk" hamasiyeti yapmakla geçiştirilebilecek bir durum değil bu. Jenerasyon yakalamak çok zordur. Uzun zaman ister. Elimizdeki değerleri koruma altına almalıyız. Hepsi iyiler... İçlerinde bazıları var ki, şu an dünyanın en iyi kulüplerinde rahatlıkla forma giyerler. Bunu kısa süre sonra göreceğiz zaten. Avrupa'da oynayacaklar. Zaten halen çok güçlü kulüplerde oynayan futbolcularımızda var... Bu sayılar artacak. Bu nedenle, birilerinin keyfi için bu çocuklarımızı heba edemeyiz!
- Ama haksız eleştirilerde yapılmadı mı Montella'ya?..
- Bak kardeşim, elbette eleştiriler olacak. Fakat, futbol ne abartılı bilimsel sözcüklerle, ellerde pipolarla "monşer edasıyla" anlatılacak kadar olağanüstü bir olgudur, ne de "kahvede yeşil 2'liyi" beklerken ahkam kesilecek kadar basit bir oyundur! Herkes haddini bilecek... Eleştirinin de bir edebi adabı olmalı! Müsaade edin de bu işe 50 yılını vermiş bir kişi olarak görüşlerimi açıklayım. İnandığım şeyleri söyleyim. Montella bu futbol mantığı ile yarardan çok zarar veriyor milli takımımıza!
- Merih Demiral'ın maç sonu sevinci ve aldığı cezaya ne dersiniz?
- Merih'in bir hesap içerisinde kurt işareti yaptığına inanmıyorum. Merih, bugüne kadar Milli maçlarda gol attı. Benzer bir hareketini görmedik. İnsiyaki bir davranıştı bu... O anda yaptı. Plansız, programsız bir şey yani. Niye abartmaya çalışıyoruz ki bunu? Asıl gerçek sorumluları aramak lazım.
Anlatmıştım, yeri geldi tekrar edeyim. "Spor müsabakalarında Irkçılığı çağrıştıran davranışların ya da işaretlerin yapılmasını istemiyorsunuz, değil mi?"
Anlatmıştım, yeri geldi tekrar edeyim. "Spor müsabakalarında Irkçılığı çağrıştıran davranışların ya da işaretlerin yapılmasını istemiyorsunuz, değil mi?"
Eyvallah!
Ancak bunu çok somut veriler içeren bir genelge, talimat, açıklama, adına ne derseniz deyin, bir belge ile rahatlıkla çözebilirsiniz!
Ancak bunu çok somut veriler içeren bir genelge, talimat, açıklama, adına ne derseniz deyin, bir belge ile rahatlıkla çözebilirsiniz!
UEFA tarafından bir açıklama yapılmış yıllar önce...
Ama ifadeler öyle pek net değil, muğlak!
Konuyu mutlaka netleştirmelisiniz...
Çoğu sporcu bir ülkeye giderken, oradaki örf ve adetleri, geleneksel tepkileri, işaretlere karşı verilebilecek reaksiyonları bilemez!
Çoğu insan da bilemez!
Ben de bilemem, sen de bilemezsin...
Bu son derece normal!
Bilse bilse büyükelçiler ve orada görevli öteki zatı muhteremler bilir. Onlar bunu görevleri gereği zaten bilmek zorundadırlar...
Her spor kafilelerindeki kişilerin bunu bilmesini beklemek sadece hayalcilik olur.
Merih'le yeniden peydahlanan bu sorunun köklü çözümü ise şu...
FİFA ve UEFA her büyük organizasyon öncesi "çok belirgin ve anlaşılır ifadelerle dolu bir metni" turnuvaya katılacak ülkelerin federasyonlarına göndermelidir.
Federasyonlar da bunu hem kamuoyuna açıklamalı ve hem de organizsayonda bulunacak sporcularını bilgilendirip uyarmalıdır!
Kamuoyunun bilgilendirilmesi, tribünlerden gelecek ırkçı nitelikteki sözlü veya başka tür reaksiyonların da önlenmesi için gereklidir.
Bitmedi...
FİFA ve UEFA organizasyon başlamadan takım kaptanlarını ve birer idarecisini bir toplantı ya da kokteyl düzenleyerek bir araya getirmeli; hem birbirlerini tanımalarını, hem de yasakları yeniden öğrenmeleri sağlamalıdır.
Kainat kadar parası olan UEFA'nın, FİFA'nın bir kokteyl için harcayacağı para devede kulak kalır!
Böylece, sporcular gittikleri ülkelerdeki ya da genel anlamda nelerin "ırkçılık" kapsamına girdiğini öğrenmiş olacaktır!
Yoksa çoğu büyük organizasyonda meydana gelen kimi hareketlerden dolayı sporcuları "Günah keçisi" ilan etmekle, ceza vermekle, hem kendisinin hem de takımının moralini bozmakla, gücünü düşürmekle, daha da vahimi takımlarının olası bir yenilgisine neden olmakla bu işi asla çözemezsiniz!