Bu fenerin ışığı bir türlü bitmiyor. Eskiye doğru yol aldıkça karşımıza ilginç olaylar çıkıyor. Sporda kurallar neden değişiyor sorusundan yola çıkınca yaşamımızın büyük bir bölümünü kapsayan hentbol birinci sırada yer alıyor.

Balkan şampiyonalarında Yugoslavya, Romanya, Bulgaristan’ı yenmek bizim takımlarımız için ilk yıllarda yalnızca bir hayal idi. Sonraları geliştik. Fakat Yugoslavya parçalanınca oradan çıkan ülkelerin takımları benzer genleri taşıdıklarından olmalı hentbolda başarılı sonuçlara hep imza attılar, atıyorlar. Ama bunu yalnızca genetiğe bağlamayın sakın… Çalışmadan olmaz…

Yeteneklileri seçmek, onların gelişimini sağlayacak önlemleri almak, okul sporlarına azami ihtimam göstermek, antrenörleri Üniversite eğitimi almış olanların arasından seçmek, bilimsel araştırma sonuçlarından yararlanabilme becerisini kazandıracak yöneticileri yetiştirmek gibi eylemleri planlayamadığınızda adı geçen başarıların gelmesi mümkün değildir. Adriyatik kenarındaki ülkeler bu konularda sistematik şekilde yol almaya devam ediyorlar.

Bir Mısır seyahati ile başlayan bu yazı serimi bu defa tamamlamak istiyorum. Kahire’deki sempozyum esnasında oyun kuralları değişikliği yanında bazı yönetim stratejilerinin de tohumlarının atıldığını söyleyebilirim. 2. Ramses, çeşitli ağrılarına karşı ince söğüt dalının kabuğunu sıyırıp, onu emerek sorunlarını çözerdi. Hentbol ailesi Kahire’de buluşunca sanıyorum çoğumuz sıyırılmış söğüt dalı çubuğunu kullandık. O çubuktaki nemli sıvının özü nedir, bilir misiniz? Asetil salisilik asit… Yani bugün aspirin diye kullanılan ilacın etken maddesi… Ne ağrı kaldı ne de yorgunluk… Yeni fikirler ortaya çıktı…

Mısır’ın o dönemdeki ve şimdi de Dünya hentbolunun en önemli isimlerinden biri olan Dr. Hassan Mustafa, katılımcıların da destekleri ve sanıyorun Nil nehrinin o ılık fakat etkili rüzgârını arkasına alarak geleceğe doğru yelkenini açmıştı. Bunu eğer köşem izin verirse 2000 yılında Estoril’de (Portekiz) yapılan IHF Kongresine kadar götürebilirim.

Çünkü o tarihte, o zamana kadarki IHF’nin efsane başkanı ve çeşitli zaman dilimlerinde Avusturya Ulaştırma, İç İşleri ve Dış işleri Bakanlığı yapan Erwin Lanc’ı devirmek pek kolay olmaz deniliyordu. Akşamdan sabaha çeşitli kulisler, gelemeyen delegelerin bir gecede özel jetlerle IHF Kongre oteline getirilmeleri ve sonuçta IHF’nin yeni başkanı olarak Dr. Hassan Mustafa’nın bu pozisyone seçilmesi…

Gördüğünüz gibi bu fenerin ışığı bize birçok olayın tekrar gün yüzüne çıkarılmasını sağladı gibi… Fakat asıl önemli iş hentbolu çok güçlü olan bazı ülkelerin bu performanslarını oyun kuralı değişiklikleri ile aşağıya çekilme operasyonları idi. Buna en çarpıcı örnek olarak golden sonra oyuna hızlı başlamayı verebilirim. Rus ekolü bir çırpıda yavaşlatıldı. Rusya, IOC tarafından sistematik doping yapılıyor diye oyunlardan men edilirken, Rusların olmadığı bir olimpiyat oyunlarından acaba insanlar ne kadar keyif alıyorlardı?

Önceki cümlemi geçmiş zamanla bitirdim. Sanıyorum yeni IOC yönetimi bu yılın Temmuz ayının başında Rusların tekrar oyunlara katılma kararı verdi. Katılımın askıya alınması geriye çekildi. 2028 Los Angeles Yaz Olimpiyat Oyunları, geleneklerin eski çekişmeli günlerine dönmesini sağlaması açısından son derecede önemli bir zaman dilimine tanıklık edecek gibi…

Peki biz neler yapıyoruz? Bu ışık bize ulaşmıyor mu? Yoksa şimdilik ışığın gölgesinde mi ilerliyoruz? Bunu da başka bir yazımda ele alacağım…

İstanbul, 5 Ağustos 2026