PROF.DR. YAVUZ TAŞKIRAN · 20.09.2026
Oktar abimizi kaybetmenin üzerinden iki yıl geçti. Zaman ilerledikçe onun voleybola, hentbola, olimpik hayata verdiği desteklerin kıymetini daha çok anlıyoruz.
Bunu duyar duymaz istifa mektubumu telefax ile gönderdim. Ertesi gün kulüp yöneticileri olan Saadettin, Erdal ve Erhan beyler Üniversitemdeki çalışma odamda beni bekliyorlardı. İstifamın kabul edilemeyeceğini, eğer biz buradaki maçta yenilirsek Arçelik karşısında negatif bir imaj sahibi olacağımızı ilettiler. Ve iş tabi ki tekrar bana düştü. İtalyan kulübün yetkilileri ile görüşmelere başladım. İkinci maçı orada oynarız fakat şunları karşılarsanız gibi zorluk çıkarıcı talepleri gönderiyordum. Bunlardan birkaçını sıralarsam; yöneticiler eşleri ile gelecekler, iki fazla oyuncu grtireceğiz, iki maç arasında Venedik’e bir gezi ve bir miktar destek istedik. Hiç beklenmedik şekilde taleplerimizin tamamını kabul ettiler. Artık iki maçı da orada oynayacaktık.
Akşam antrenmanında konuyu sporcularıma ilettim. “Turu geçmek için İtalya’ya gidiyoruz” dedim. Başka da bir şey konuşmadık.
Oradaki çift maç için her şeyi konuşmuş ama oteli konuşmamıştım. Ancak teamüller gereği otelin en az 4 yıldızlı olması gerekirken, bizi Milano'dan alıp getiren otobüs gece yarısı bir kilisenin önünde durdu. Sanıyorum, kızların wc ihtiyacı vardır diye durduğumuzu sandık ama durum farklı idi: Otobüs sürücüsü bizim burada inmemiz gerektiğini söyledi. Sonuçta kilisenin misafirhanesinde konakladık. İdareciler filmlerdeki genç ve güzel rahibelerle karşılaşacaklarını bekliyorlardı. Ertesi sabah gördük: En genci 75 yaşındaydı.
Takım adapte oldu koşullara. Kilisenin bağlarından üretilmiş şampanya akşam yemekleri eşliğinde kiliseye yardım amacı ile tüketildi (!)
Takımın yedisi FB'li, dördü BJK'li, üçü GS'li idi. İki oyuncumuz yabancı idi. Maçlar öncesinde mini futbol oynattım takıma...
Hakemler İsrail'li idiler. İlk maç felaket yönettiler ama 2 farkla kazandık. Ama ikinci maç işin belirleyicisi olacaktı tabii.
Şimdi beşeri ilişkiler seansı başlıyor: O zaman Grinbergas (Litvanya'lı, IHF Hakem Kurulu üyesi) kural ve hakem işlerinde dünyadaki en önemli uzmanlardan biri idi. Hakemlere birinci maçın sonunda Jana isimli oyuncumuzla tanıştırdım. Kendisinin Vilnius'tan geldiğini ve maçların sonrasında maç kasetlerini Grinbergas'a göndereceğimi söyledim...
* * *
"İkinci maç öncesi soyunma odasında şunları aktardığımı hatırlıyorum: "Arkadaşlar gol atmak yok ama gol yemek de yok. Yenilmenizi istiyorum ama en fazla 1 fark ile fakat önceki skorun altında olmak koşulu ile..."
Odada o zamanki yöneticilerden Erdal bey de var...
Maçın devresi 6:6, sonucu 12:13 yenilgi ile bitti. İtalya'nın spor yayınlarını yapan RAI 3 maçı canlı vermiş, seyirciler galip gelmelerinden ötürü sevinçliydiler.
O ara Erdal bey yanıma geldi ve "Hocam tebrik ederim, yenilin dediniz ve takım yenildi" diyerek sinirle yanımdan uzaklaştı.
İtalyan takımının Belçikalı antrenörüne gözüm takıldı; başını duvara vurarak kendi kendine konuşuyordu. Galip gelen takımın koçu neden bu haldedir acaba?
Sonucu açıklıyorum; Atılan gol farkından dolayı Vestel turu geçmişti!
Venedik gezisi yapıldı. Bir miktar maddi destek alındı. Dolar yerine Liret verdiler. Akşam resepsiyonunda İtalyan pizzası yedik.
Turu geçmiş bir takım olarak ülkeye döndük...
* * *
Oktar abi sonucu öğrenince çok sevindi. Beni kutladı. Kendisi ile hentbol federasyonu bünyesinde de çalışma fırsatım oldu. Ama asıl temaslarım her gittiğim şehir ve ülkeden ona gönderdiğim kartpostallar ile olmuştu. Hiç üşenmeden şehrin bir görüntüsünün yer aldığı kartpostalı satın alır, oranın postanesine gider ve orijinal posta pulunu yapıştırarak kendisine gönderirdim. Daha sonra onun da dostlarından olan kişilerden benim bir hafta önce nerede olduğumu duydukça şaşırırdım. Meğerse her posta kartını Olimpiyat Komitesindeki odasında masanın başına koyar herkesin görmesini sağlarmış.
Şimdilerde kendilerine kartpostal göndereceğim sevdiklerimin sayısı azaldı. Son örnek Oktar Tertemiz idi. Ondan yöneticilik, olimpiyat, beşerî ilişkiler konusunda çok şeyler öğrendim. Edindiklerimi şimdilerde öğrencilerim ile paylaşıyorum. Ruhu şad olsun.