TÜRK SPOR SİSTEMİ NASIL OLMALI?
Uzun yıllardır aynı soruyu sorup duruyoruz: Yönetim mi değişmeli, yoksa sistem mi?
Artık cevap net. Değişmesi gereken kişiler değil, sistemin ta kendisi.
Bu bir kanaat değil, artık hukuki bir gerçek. Anayasa Mahkemesi’nin son iptal kararları, spor yönetimindeki merkeziyetçi ve kontrol odaklı yapının sınırına dayandığını açıkça gösteriyor. Özellikle 7405 sayılı Kanun’un bazı hükümlerinin iptali, spor sisteminin idarenin insafına bırakılamayacağını söylüyor.
Peki, sistem nasıl olmalı?
***
Devlet sahanın içinde değil, kenarında olmalı
Şu yanlışı hep yaptık: Devlet, aynı anda hem kural koydu, hem uyguladı, hem de denetledi. Sonuç? Güç tek elde toplandı, denetim kalmadı.
Olması gereken şu: Devlet sadece çerçeveyi çizecek. Kuralları koyacak, denetleyecek. Gerisi federasyonların işi. Bu ayrım net yapılmazsa, kim gelirse gelsin aynı çamurda yuvarlanırız.
***
Özerklik keyfilik değildir
Federasyon özerkliğini yıllardır konuşuyoruz ama çoğu zaman bu, “istediğimizi yaparız” diyenlerin sığınağı oldu.
Gerçek özerklik şu demek: Hesap vereceksen özgürsün. Yani mali şeffaflık, karar süreçlerinde katılım, performans ölçümü. Bunlar yoksa özerklik palavra olur.
***
Hukuk olmadan spor olmaz
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği mesajı net okuyalım: Spor yönetimi, idarenin keyfine bırakılamaz.
Görevden almalar, seçimler, disiplin mekanizmaları… Hepsi açık, öngörülebilir ve yargıya taşınabilir kurallara bağlanmalı. Bunu yapmazsanız, başarı tesadüften ibaret kalır.
***
Liyakat şart, gönüllülük bitti
Eskiden “spor yönetimi gönüllü işidir” derdik. Artık değil. Bu bir profesyonellik alanı.
Yönetici olacak adam belli kriterleri sağlamalı: eğitim, deneyim, performans değerlendirmesi. Bunu koymazsanız, isimler değişir, sonuç değişmez.
***
Şeffaflık güven getirir
Bugünün sporu veriyle yönetilir. Bütçeler açık olacak, kararlar gerekçeli olacak, performans verileri herkesin göreceği yere asılacak. Şeffaflık olmayan yerde güven olmaz, güven olmayan yerde başarı olmaz.
***
Sonuç: Yeni bir spor anayasası şart
Küçük rötuşlarla bu iş yürümez. Parça parça yamalar yetmez. Bütüncül bir sistem değişikliği gerekiyor.
Hukuki uyarı yapıldı. Yapısal sorunlar teşhis edildi. İhtiyaç ortada.
Eksik olan tek şey: Dönüşümü hayata geçirecek irade.
Bir spor bilimci olarak, sporun içindeki tüm aktörleri şu soruya samimi bir yanıt verebilmek için eyleme geçmeye davet ediyorum:
Kontrol etmeye devam mı edeceğiz, yoksa gerçekten yönetmeyi göze alacak mıyız?