FİNALİN ADI
BREZİLYA- TÜRKİYE

ÇİN-TÜRKİYE: 0-3
SALON: East Asian Games Dome
HAKEMLER: Francisco Denny Leassi Cespedes (Dominik Cumhuriyeti), Jae-Hyo Choi (Kore)
TÜRKİYE: Zehra, Vargas, Hande, Sinead-Jack, Elif, İlkin, Gizem (L) (Eylül, Saliha, Yaprak)
ÇİN: Tang, Y.Y. Wang, Gong, Zhuang, Wang, Xie, M.J. Wang (L) (Diao, Yang, C.X. Li, Ni, Dong)
SETLER: 21-25, 15-25, 20-25
SÜRE: 77 dakika

Öyle sporda "ezmek olur mu", spor centilmenliktir, Çinlilere "ayıp olur falan filan" diyenler çıkacaktır; geçiniz bunları...

Türkiye; gerçek nüfusu, parası, yüzölçümü hesaplanamayacak kadar yüksek olan "Dünyanın 2 numaralı ülkesi" havasına çoktan girmiş Çin'in Milli Voleybol Takımını, hem de kendi ülkesinde ve seyircisi önünde "eze eze yeniyorsa" bunun niye keyfini çıkarmayalım?

Yendik kardeşim! Tertemiz, alın teriyle dolu bir mücadeleden sonra net bir şekilde "ezerek" yendik!

77 dakikada bitti maç yahu! Göz açıp kapayıncaya kadar sonlandı...

Çok iyi oynayarak, voleybolun güzelliklerinden örnekler vererek, hiçbir şekilde işi şansa bırakmadan, hiç telaşlanmadan adeta "güle oynaya" yendik be kardeşim.

Ama biz sevinmeyi bilmeyen, beceremeyen bir ülkeyiz. Bu galibiyete bile "burun kıvırıp"  eleştiri yapacak "sayısız insan" çıkacaktır emin olun...

Aportta bekliyorlardı!

Ama düşündükleri gibi olmadı;  Sultanlar finale yükseldi...

Yarın şampiyonluk için Brezilya ile oynayacağız...

                                                            * * *

Kazananlardan da kelam etmek gerekirse...

Takımın tamamı "iyi oynadı", bu açık ve net...

Ama iyilerin iyisi de vardı.

Başta oyun kurucumuz Elif Şahin... Kusursuz oynadı, ekibimizi "çok deneyimli bir orkestra şefi" gibi yönetti. Verdiği estetik paslar sayesinde arkadaşları sayılar üretti. Estetik smaçlar ve plaselerin oluşmasında başlangıç noktası hep Elif'ti.  tek kelimeyle "mükemmel" oynadı.

Vargas'ı nasıl tanımlamak gerekiyor bilemiyorum; "Vargas Hava Yolları" diyorlar ama bu yetmez. Vargas, voleybol sanki oynaması için kurgulanmış kusursuz bir sporcu! Top ona gelsin de "smaç yapsın" diye taraflısı- tarafsızı herkes bekliyor, servis atsın diye sabırsızlanıyorlar! Belki de hızı 100 km geçer mi diye bahse de giriyorlardır... O artık bir idol... Uluslararası Voleybol Federasyonu ona kucak açtığı, sahiplendiği, dünyaya gösterdiği için Türkiye'ye "teşekkür" etmeli. Vargas'ın olmadığı şampiyonalar bundan böyle "tatsız geçer", benden söylemesi...

Ya Zehra Güneş? Sakatlıktan yeni çıkan, elemelerde kadroda yer alamayan, finallerde "oynayacak mı, oynamayacak mı" tartışmaları yapılan orta oyuncumuz; o da aslanlar gibi mücadele etti. Bloklarıyla, smaçlarıyla skoru hep lehimize "canlı" tuttu! Tebrikler Zehra...

Peki Kaptanımız Sinem'e ne diyeceğiz, ne yazacağız? Bir libero her topa müdahale eder mi kardeşim? Adı Sinem'se eder! Neler kurtardı neler! Kaç ölü topu diriltti, saymaktan yoruldum! Bravo kaptan...

Hande, İlkin, Jack- Sinead öyle anlarda devreye girdiler ki, onlar sayesinde maç hep "Elimizde" kaldı. Maçın hamisi hep Sultanlar oldu...

Saliha, Eylül, Yaprak... "Az süre, çok süre oynatılıyoruz" demeden, ne zaman oyuna dahil olsalar canla başla "katkı" verdiler takıma... Sizlere de "Bravo" kızlar...

Ve kenardakiler... Bir saniye bile durmadan arkadaşlarına "destek" oldular, "Oynayamadık" diye üzülseler bile bunu yüzlerine yansıtmadan başarıya destek ve ortak oldular. Onlara da kocaman bir teşekkür...

Yarın dananın sadece kuyruğu değil, kafası da kopacak.

Karşımızda voleybolun ekol olmuş ülkesinin bir Milli takım çıkacak. 

Biz de "ekolüz" diyecek duruma geldik; senelerdir çizgimizi koruyoruz; bu da bir gerçek!

O zaman niye çekinelim ki, Brezilya'dan?

Terimizi döker, mücadelemizi veririz!

Biz değil, "onlar" korksun...

Haydi kızlar, moral siz de, güç siz de...

"Dünya Şampiyonluğu" neden bizim olmasın?

YAZI: YUSUF YALKIN