21 Mayıs 2026 Perşembe
DOLAR 45.60 ₺
EURO 53.36 ₺
STERLIN 61.46 ₺
G.ALTIN 6,671.30 ₺
BTC 77,909.72 $
ETH 2,142.85 $
BİST 0.00

    Yusuf YALKIN

    Yusuf YALKIN

    ANKARA'DA GÖREV YAPAN SPOR YAZARLARININ MAKUS TALİHİ!

    Yayınlama: 21 Mayıs 2026 Perşembe 20:39
    Yıllarca ülkenin başkentinde spor gazetecisi olarak çalışıyorsunuz!
    Yazılar, haberler yazıyor, müsabakalar izliyor, röportajlar yapıyorsunuz…
    TV’lerde yorumlarda bulunuyorsunuz…
    Radyolarda konuşuyorsunuz…
    Ama mesleki kariyerinizde şampiyonluk görmek, o heyecanı yaşamak, o güzelliği yüreğinizde taşımak yok!
    Ne kadar hazin bir durum.
                                                        * * *
    Ankara’da başlayıp, yıllardır sürdürdüğüm gazetecilik hayatımda maalesef süper ligde şampiyon olan bir futbol takımı takım göremedim…
    Birinci çıkmadı başkentten…
    Onlar "şampiyon" olamadılar…
    Ben de “şampiyonluğu” yazamadım.
    Her şeyi yazıyor, her şeyi yorumluyorsunuz ama içinde bir "şampiyonluk" yok!
    Üzüntü oldu hep benim için bu durum…
    Daha acısı, artık bu konuda umudumun da tükendi.
    Dilerim yanılırım…
    * * *
    İlginçtir, ne kadar ilgi göstersek de kulüplere yaranamadık…
    Bir keresinde iki kulüp başkanı, katıldıkları bir televizyon programında, Ankara’da medyanın "ilgisizliğinden", kendilerine yeterli desteği vermemesinden söz edip, Başkent’te görev yapan spor gazetecilerini eleştirmeye başladılar.
    Dayanamayıp patladım:
    Öyle diyorsunuz ama, Ankara’da yıllardır gazetecilik yapan birisi olarak asıl ben sizden şikayetçiyim…”
    Stüdyoda bir sessizlik oldu.
    Devam ettim:
    Evet şikayetçiyim. Çok destek verdik size. Ama şampiyon olamadınız. Sizin yüzünüzden Ankara’daki spor yazarlarının bir yerleri hep eksik kaldı! Şampiyonluğu göremediler!”
    Programdaki kulüp başkanları ve diğer meslektaşlarımdan “ses” çıkmadı; sadece başlarını “tasdik edercesine” salladıklarını hatırlıyorum…
    Net söylüyorum; Ankara’daki kulüpler gerçekten kariyerimizi “çok olumsuz” etkiledi!
                                                               * * *
    Her sezon bittiğinde, “Son 8-10 sezonu bir kenara bırakırsak" zaman zaman da olsa, "önümüzdeki yıl kadromuzu güçlendirip zirveyi kovalayacağız” sözlerini duyardık.
    Şimdi artık, "züğürt tesellisi" o lafları söyleyenler de yok!
    Çünkü, Ankara takımları en fazla 8-12’lik arasındaki “puan cetvelindeki en anlamsız bölgeyi” hedef seçebiliyorlar ancak kendilerine...
    Hatta bazen amaçları "kümede kalmaya" endekslenebiliyor...
    Trajikomik bir durum!
    Peki; "Büyük hamleyi" kim, ne zaman yapacak?
    Son maçta "Süper Ligde kalabilen" Gençlerbirliği mi?
    "Evet" dersem, buna inanan bir kişi çıkar mı?
    Üzgünüm...
    Başkent'teki "futbol gerçeği" bu!