19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı yalnızca takvimdeki bir gün, yalnızca bir bayram değildir. Bir hatırlatmadır. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun'a Çıkışı ile başlayan yol, aslında bir milletin kaderini gençlere emanet ettiği bir başlangıçtır.
Bugünün gençleri çoğu zaman eleştiriliyor. “Eskisi gibi değiller” deniyor. Oysa her kuşak kendi zamanının içinde büyür. Bugünün gençleri hızlı değişen bir dünyanın içinde yön bulmaya çalışıyor. Bilgiye erişimleri hiç olmadığı kadar kolay; ama dikkatlerini dağıtan, hedeflerini saptıran, motivasyonlarını düşüren şeyler de hiç olmadığı kadar fazla.
Bizim kültürümüzde gençlik yalnızca bir yaş dönemi değildir; bir karakter meselesidir. Büyüklerin elini öpmek, mahallede birlikte oynamak, paylaşmayı bilmek, düşene el uzatmak… Bunlar sadece nostaljik görüntüler değil; “toplumun mayasını oluşturan” küçük ama güçlü davranışlardır.
Bugün gençlerin en çok ihtiyacı olan şey belki de nasihat değil, örnek görmektir. Çünkü değerler “anlatılarak” değil, “yaşanarak” aktarılır. Bir toplum gençlerine ne söylüyorsa değil, nasıl davrandığını gösteriyorsa aslında onu öğretir.
Unutmamak gerekir ki her nesil bir öncekinden biraz daha farklıdır; ama bir toplumun omurgasını ayakta tutan şey, kuşaklar arasındaki görünmez bağdır. Kültür dediğimiz şey de tam olarak budur: Değişen zamanın içinde değişmeden taşınan değerler…
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı bize şunu hatırlatır: Bir ülkenin gerçek gücü genç nüfusunun sayısında değil, o gençlerin taşıdığı “karakterde” saklıdır. Gelecek de tam burada şekillenir.
Prof. Dr. Hakan Levent GÜL
İstanbul Rumeli Üniveristesi, Spor Bilimleri Fakültesi
Moodist Hastanesi, Nöroloji Kliniği