Bizim çocukluğumuzun sosyal medyası mahalleydi.
Bildirimler dışarıda yankılanan bir sesle gelirdi: “Haydi aşağı, maç var!”
O üç kelime, günün en önemli davetiyesiydi.
80’li yıllarda saygı da, sevgi de çoğu zaman mahalle maçlarında öğrenilirdi. Küçüğe pas atmak, büyüğe saygı göstermek, topu komşunun camına vurunca kapıyı çalıp özür dilemek… Hayatın küçük ama güçlü dersleriydi bunlar. Hakem yoktu ama adalet vardı. Kurallar yazılı değildi ama herkes bilirdi.
Sokak aslında büyük bir okuldu. Takım kurmayı, kaybetmeyi, kazanınca ölçülü sevinmeyi, kaybedince yeniden denemeyi orada öğrendik. Bazen tartıştık, bazen küstük; ama ertesi gün yine aynı yerde buluştuk. Çünkü mahalle kültürü sadece oyun değil, karakter eğitimi de verirdi.
Enerjimiz ekranlara değil sokaklara akardı. Akşama kadar koşar, düşer, kalkar, yine oynardık. Açlık bastırınca dünyanın en güzel menüsü gelirdi: salçalı ekmek. Ne protein hesabı vardı ne kalori tablosu; ama hareket vardı, paylaşım vardı, arkadaşlık vardı.
Belki de en kıymetlisi şuydu: sokakta büyüyen çocuk kendine saygıyı öğrenirdi, arkadaşına saygıyı öğrenirdi, çevresine saygıyı öğrenirdi. Birlikte yaşamayı, birlikte sevinmeyi, birlikte üzülmeyi öğrenirdi. Böyle büyüyen çocuk, yaşadığı mahalleye, şehre, ülkeye karşı da daha güçlü bir aidiyet hissederdi.
Ben günümüz gençlerindeki cep telefonu bağımlılığını “dijital hipnoz” olarak tanımlıyorum. Çünkü ekranın karşısında geçirilen saatler, çoğu zaman zamanı, çevreyi ve gerçek hayatı unutturuyor. Sokakta öğrenilen deneyimlerin yerini ekrana dokunan parmaklar alırken, çocukluğun doğal hareketliliği ve sosyal etkileşimi de giderek azalıyor. Bugünün çocukları parmaklarını çok hızlı kullanıyor ama dizleri eskisi kadar yara almıyor. Oysa biraz yara, biraz ter ve bolca oyun; çocukluğun en iyi öğretmenlerindendir.
Belki mesele geçmişi özlemek değildir. Mesele, çocuklara yeniden biraz sokak bırakabilmek, biraz soluk aldırabilmektir.
Çünkü saygı, sevgi ve sağlam bir ruh sağlığı… çoğu zaman “Haydi aşağı, maç var!” çağrısıyla başlar.
Prof.Dr.Hakan Levent GÜL
İstanbul Rumeli Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi
Moodist Hastanesi, Nöroloji Kliniği