25 Eylül 2026 Cuma
DOLAR 48.97 ₺
EURO 55.83 ₺
STERLIN 64.90 ₺
G.ALTIN 6,742.81 ₺
BTC 84,029.83 $
ETH 2,672.72 $
BİST 0.00

    CENGİZ KARAKAŞOĞLU

    EYLÜL SEVDASI, SONBAHAR AŞKI

    Yayınlama:

     

     Eylül...
               Eylül ayı benim de doğduğum, deli sevdalar, ölümcül hasretler, vazgeçilmez imkansız aşkları anımsatan bir anılar şöleninin nirvanasıdır. Her eylül geldiğinde nereye baksam ondan bir iz, hangi şarkıyı dinlesem ondan bir dize bulurum. Takvimler değişir, mevsimler devrilir ama benim zamanım, onun zihnime düştüğü ilk anda çakılı kalır. Yokluğunun dinmeyen hasreti keskin bir sızı gibi tüm benliğimi kaplar. “Sen yoksun ama bak içimdesin” diye bağırmak ve bu sessiz çığlığı duyurmak gelir içimden. Bu melankolinin, imkansız aşkın, sevgiliye kavuşamamanın insanı içten içe kemiren bir kor gibi yakıp kavurduğunu bilirim. Ama bunun sıradan bir hüzün olmadığını, sevgilinin varlığı ile yıkanmış bir ruhun, dünyanın sorunları ile baş etme azmini verdiğinin farkına varırım. İmkansız bir aşkın ardından onu sevmenin uçurumun kenarında durup rüzgara karşı yürümek gibi olduğunu ve düşeceğimi biliyorum ama dönmeye gücüm yetmiyor der yine de vazgeçmem. Zihnim dur derken yüreğim engellenemez bir çekimle o yöne akar, yanacağımı bile bile ateşe yürürüm. Onun adı geçtiğinde akıl susar, kurallar anlamını yitirir. Akıl mantıklı olanı fısıldar ama diller imkansızlıktan bahseder.

                Eylül bana anlatmaya çalıştığım bu duyguları hissettirir ama eylül ayı tüm edebiyat dünyasında da sıradan bir takvim yaprağı değil, geçişin, hüznün, kırılganlığın ve içe dönüşün sembolü olarak görülür. Ahmet Hamdi TANPINAR “Eylül bir başka ayın adı değil, bir duygunun adıdır” der.  Ayrıca zaman ve melankoli kavramları üzerinden eylülü bir hatırlatma ve geçmişe özlem eşiği olarak kurgular. NİETZSCHE ise “Eylül hüznün ve yaprakların döküldüğü ay değil, doğanın dinlenmeye ve yeni bir hayata hazırlandığı aydır”  diye tanımlar. BRYUNT “Sonbahar, yılın en son ama en sevimli gülücüğüdür” der. Cemil MERİÇ Eylül’ü “Eylül bir kaçıştır, sıcaklığın bunaltısından, yazın telaşından, sessizliğe ve derinliğe doğru bir sığınma” olarak tanımlar.

                Türk edebiyatında eylül, ağırlıklı olarak “hüzün mevsimi” ve “hazan” temasının merkezinde yer alır. Hatta nerede ise melankoli (kara sevda) ile özdeşleşmiştir. Edebiyatımızda ilk psikolojik roman Mehmet Rauf’un “Eylül”üdür. Romanda eylül ayı sadece bir mevsim ayı değil, hüzün, keder, yaprak dökümü ve ruhsal çöküşün ana sembolü olarak işlenir. Ahmet ALTAN “Sudaki İz”de, Adalet AĞAOĞLU “Hayır”da, Orhan PAMUK “Sessiz Ev”de, Mehmet EROĞLU “Yüz 1981”de, Kaan ARSLANOĞLU “Devrimciler” de eylül temasını değişik normlarda kullanmışlardır.

                Türk şiirinde ise eylül, yazın coşkusunun bittiği, el, ayak çekilen bir dönemi simgeler. Atilla İLHAN kırılan ümitlerin ayı olan eylülde “ayrılık da sevdaya dahil, çünkü ayrılanlar hala sevgili” der. “Üçüncü Şahsın Şiiri”nde “Gözlerin gözlerime değince/ Felaketim olurdu ağlardım/ Beni sevmiyordun bilirdim/ Bir sevdiğin vardı duyardım/ Çöp gibi oğlan ipince/ Hayırsızın biriydi fikrimce/ Ne vakit karşımda görsem/ Öldüreceğimden korkardım/ Felaketim olurdu ağlardım.” dizeleri ile “Ben Sana Mecburum” şiirinde “Ben sana mecburum bilemezsin/ Adını mıh gibi aklımda tutuyorum/ Büyüdükçe büyüyor gözlerin/ Ben sana mecburum bilemezsin/ İçimi seninle ısıtıyorum” dizeleri ile hüzünlü sonbahar rüzgarları estirir. Ayrıca Cemal SÜREYA “Eylül’dü” de, Turgut UYAR “Acıyor”da, Ümit Yaşar OĞUZCAN “Ben eylül sen haziran”da, Yahya Kemal BEYATLI “Eylül Sonu”nda, Ataol BEHRAMOĞLU “Eylül Sabahının Serinliği”nde eylül temasına yer vermişlerdir.

                Türk pop müziğinde eylül ağırlıklı olarak kullanılmıştır. Özellikle biz yaştaki gençlerin çok severek dinlediği Alpay’ın “Eylül’de Gel” şarkısında “Tatil bitti, yapraklar dökülür/Yavaş, yavaş mevsim değişir/Gözlerimde yaşlar süzülür/Ağlarım içim kan ağlar. Yapraklar dökülürken eylül’de gel/” dizeleri ile eylül işlenmiştir. Hepimizin yaşamında yaşanmış deli bir aşkın, imkansız sevdanın dizelerinde dile geldiği Sezen AKSU’nun şarkılarını unutmak mümkün mü? Sezen AKSU “Git. Git. Gitme kal yalan söyledim./Doğru değil ayrıldığımız/Yolcu ettim duygularımı/Bir tek seni unutamadım.” İle “Geri Dön” şarkısında “Geri dön, geri dön, ne olur geri dön/ Uzanıp tut elimi, hatırla geçen günleri/Mümkünse her şey, her şeyi unut/Söz geçmiyor ki dilime, ne desem boş.” “Belalım”da “Artık kolay değil bir de bana sor/Yüreğim yanıyor eriyorum ben/Sen yoksun ya her şey eksik” dizeleri ile eylül ayının çağrıştırdığı ayrılığı, pişmanlığı, biten bir ilişkinin ardından duyulan derin özlemi ve giden sevgiliye yapılan sitemi ile çaresiz geri dön çağrısını dile getirir. “Ben sende tutuklu kaldım” şarkısında aniden gelen ve bedeli çok ağır olan bir aşka adanmışlığı anlatır. Sezen Aksu’ya göre aşk bir teslimiyettir. “Keskin bıçak” şarkısında ani ve geri dönülmez acı anlatılır. Ayrılan tarafın sakinliğine karşın, geride kalanın hissettiği keskin ve yakıcı sızı anlatılır.

                Sezan Aksu’nun tüm şarkılarında aşkı yaşamış, sevdalanmış ve tutkulu bir sevginin peşine düşmüş herkes kendinden bir iz mutlaka bulur. Eylül bitmek üzere. Sonbahar devam ediyor. Mevsimi ve aşık olma şansını kaçırmayın Sezen şarkıları dinleyin sevin, sevdalanın yaşamın güzelliklerini doya doya yaşayın.