27 Temmuz 2026 Pazartesi
DOLAR 47.35 ₺
EURO 53.90 ₺
STERLIN 63.08 ₺
G.ALTIN 6,203.68 ₺
BTC 64,483.14 $
ETH 1,879.78 $
BİST 0.00

    PROF. DR. CEM ÇETİN

    PROF. DR. CEM ÇETİN

    PARİS'TE CENTİLMENLİK KAZANDI

    Yayınlama: 27 Temmuz 2026 Pazartesi 14:32

     

    Fransa Turu, başkent Paris sokaklarında koşulan 21. ve son etapla tamamlandı. Sloven pedal Tadej Pogacar (UAE) 5.kere mutlu sona ulaşırken, son etaba damgasına vuran olay Belçikalı Jasper Philipsen’in (Alpecin) etap birinciliği için sprint atmayıp zafere giden takım arkadaşı Hollandalı Mathieu van der Poel’ü koruması oldu.   

    Sarı Mayo sahibinin belli olmasına rağmen Fransa Turu’nun başkent Paris sokaklarında koşulan son etabı, geçen yılki gibi yine nefesleri kesti. Hatırlanacağı üzere geçen yıl Belçikalı Wout van Aert müthiş bir performans ortaya koyup Champs-Elysées’de etap zaferine ulaşırken, bu yıl da Hollandalı Mathieu van der Poel olağanüstü gayretiyle müthiş bir birincilik elde etti. İki birincilik arasındaki tek fark, Van Aert desteksiz bir şekilde etabı kazanırken, Van der Poel’un zaferinde takım arkadaşı Jasper Philipsen’in son 5-10 metredeki rolü büyüktü.

    Son 10 km’deki müthiş kapışma

    Etap başlamadan önce; 3.kez çıkılacak Montmartre’dan sonra son 10 km’de hangi pedalların kalacağı ve nasıl bir performans ortaya koyacakları büyük bir merak konusuydu. Montmartre’ın son tırmanışında sarı mayo sahibi Sloven Pogacar ile Hollandalı Van der Poel, rakiplerinden kopup baş başa kaldılar. Bu ikili tırmanış sonrası, mutlu sona giden yolda son 10 km’yi birlikte koştular. Bu noktada cevap bekleyen soru, sprinter özelliği bulunmayan bu ikilinin arkalarından gelenlere yakalanıp, yakalanmayacağıydı…Kilometreler geçtikçe, arkadan gelen grup ile ikili arasındaki zaman farkı eridi. Teslim bayrağını ilk çeken, bitişe 700 m kala Pogacar oldu. Sloven pedalın nefesinin tükendiğini gören Van der Poel, müthiş bir atak yapıp, arkadan gelenlere yakalanmamak için varını yoğunu ortaya koydu. Ne var ki son düzlük sprinter pedallar için fazlasıyla ideal olduğundan Hollandalı ile arkadan gelenler arasındaki fark tamamen kapandı. Ancak gelenler içinde en güçlüsü olan Philipsen, takım arkadaşının mutlu sonu yakalaması için sadece rakiplerini (özellikle de Pedersen’i) kontrol edip, sprint atmayıp Van der Poel’ün etap zaferini garanti altına aldı. Bitiş çizgisini geçerken Philipsen’in, parmağıyla etabı kazanan Van der Poel’ü işaret etmesi gerçekten müthiş bir centilmenlik göstergesiydi.    

    Aslında Philipsen gibi Pogacar’ın da Van der Poel’un galibiyetinde bir centilmenlik örneği sergilediği söylenebilir.  Çünkü Sloven pedal iki kişilik bir sprintte Van der Poel’ün patlayıcı gücüne karşı şansının çok az olduğunu biliyordu. Böyle bir gerçeğe rağmen Pogacar’ın hiçbir hesap içine girmeden son 10 km’lik bölümde enerjisinin tamamını harcayıp, bu müthiş düelloda Hollandalı’nın mutlu sona ulaşmasında pay sahibi oldu. Eğer Pogacar, “Nasıl olsa etabı kazanma şansım yok. Bunun için gücümü tüketmeye gerek yok” düşüncesiyle pedal bassaydı, bu ikili daha erken arkadan gelen gruba yakalanırdı. 3 haftalık turda takım arkadaşı genç Del Toro’yu genel klasman üçüncülüğüne taşıyan Pogacar, Paris sokaklarında da Van der Poel’e “domestiklik” yapıp, etabı kazandıran bir katkı sundu. Bu arada Pogacar’ın Van der Poel’e katkısını, bilinçli bir fedakarlıktan çok, sonuna kadar mücadele etmesinin doğal sonucu olarak da okumak mümkün. Her ne kadar Pogacar, son metrelerde Hollandalı karşısında şansının düşük olduğunu bilse de, sarı mayoyla Paris etabını kazanıp, Fransa Turu’ndaki 5.zaferini tarihi olarak nitelendirilebilecek etap zaferiyle süslemenin hayallerini de kurmuş olabilir.