18 Nisan 2026 Cumartesi
DOLAR 44.87 ₺
EURO 52.91 ₺
STERLIN 60.81 ₺
G.ALTIN 7,007.69 ₺
BTC 74,676.73 $
ETH 2,328.06 $
BİST 0.00

    DOÇ. DR. SERDAR SAMUR

    DOÇ. DR. SERDAR SAMUR

    SPOR YÖNETİCİLİĞİNİ YENİDEN DÜŞÜNMENİN ZAMANI

    Yayınlama: 17 Nisan 2026 Cuma 21:44

     

    Futbolda bir maç kaybedildiğinde ilk suçlanan teknik direktör olur. Büyük bir organizasyon başarısız olduğunda gözler federasyon başkanına çevrilir. Spor dünyasında başarı da başarısızlık da çoğu zaman bireyler üzerinden okunur.

    Ama ya mesele kişiler değilse?
    Ya sorun, o kişileri üreten sistemse?

    Yönetim biliminde giderek daha fazla önem kazanan sistem odaklı yaklaşım, bu noktada farklı bir perspektif sunmaktadır.  Sorun, iyi yönetici bulamamak değil; o yöneticilerin içinde faaliyet gösterdiği yapısal koşullardır.

    Çünkü belirleyici olan bireyler değil, o bireyleri şekillendiren zemindir.

    ***
    Sorun Nerede Başlıyor?
    Her şey istihdam koşullarıyla başlar.
    Görev tanımı belirsiz, sözleşmesi güvencesiz, geliri düzensiz bir yöneticiden uzun vadeli vizyon beklemek gerçekçi değildir. Böyle bir ortamda ne hesap verebilirlik gelişir ne de kurumsallaşma.

    Kısacası, sistem net değilse sonuç da net olmaz.

    ***
    Yetişmeyen Yöneticiler Problemi
    İkinci kırılma noktası gelişim yollarıdır.
    Spor yöneticiliği hâlâ birçok yerde “sonradan yapılan bir iş” gibi görülüyor. Oysa spor artık büyük bir endüstri ve profesyonel yönetim gerektiriyor.

    Peki bu yöneticiler nerede yetişiyor?
    Spor bilimleri fakülteleri mezun veriyor; ancak mesele mezun sayısı değil, onların sisteme entegre olabilmesi. Eğitim ile sektör beklentisi arasında ciddi bir kopukluk var.
    Mentorluk zayıf, kariyer basamakları belirsiz, liderlik gelişimi sistematik değil.

    Böyle bir ortamda iyi yöneticinin ortaya çıkmasını beklemek, planlama değil, şanstır.

    ***
    Görünmeyen Yük

    Üçüncü alan: yöneticilerin korunması.
    Spor dünyasında baskı sadece sporculara özgü değil. Yöneticiler de medya, siyaset ve yoğun iş yükü altında çalışıyor.
    Ama onları koruyan bir sistem yok.

    Korunmayan yönetici tükenir; tükenen yönetici sistemi taşıyamaz.

    ***

    Kültür Meselesi
    Dördüncü alan kültür ve kapsayıcılık.
    Benzer profillerin birbirini seçtiği kapalı yapılar, farklı bakış açılarını dışarıda bırakır. Bu kısır döngü hataların tekrar etmesine yol açar.

    Çeşitlilik yoksa, yenilik de yoktur.

    ***

    Asıl Problem
    Dört alan birleştiğinde tablo netleşir:

    • Belirsizlik → iyi insanlar sisteme girmez
    • Gelişim eksikliği → ilerleme olmaz
    • Koruma yokluğu → tükenme artar
    • Kapsayıcılık eksikliği → sistem kendini tekrar eder

    Ve sonuç: sistem kendi kendini tüketir.

    ***
    Türkiye İçin Asıl Soru

    Bugün altyapılar güçleniyor, sporcu yetiştiriliyor.
    Peki onları yönetecek insanlar nasıl yetişiyor?

    Çünkü güçlü sporcular, zayıf sistemlerde kalıcı başarı getirmez.

    ***
    Ne Yapmalı?

    • İstihdam politikaları şeffaf olmalı
    • Kariyer yolları tanımlanmalı
    • Koruma mekanizmaları kurulmalı
    • Kapsayıcı kültür oluşturulmalı

    Evet, maliyeti var.
    Ama çöküşün maliyeti daha büyük.

    ***
    Sonuç olarak;

    Spor yöneticiliğini yeniden düşünmek bir zihniyet değişimidir:
    Doğru insanı bulmak”tan, “doğru sistemi kurmaya” geçiştir.
    Çünkü iyi yöneticiler bulunmaz, yetiştirilir.

    Ve ancak doğru sistemlerde var olabilirler.