27 Ağustos 2026 Perşembe
DOLAR 48.14 ₺
EURO 56.24 ₺
STERLIN 65.65 ₺
G.ALTIN 7,078.43 ₺
BTC 78,839.85 $
ETH 2,457.51 $
BİST 0.00

    Yusuf YALKIN

    Yusuf YALKIN

    YASAKLI MADDE, GENÇLİK VE SPOR!..

    Yayınlama: 27 Ağustos 2026 Perşembe 12:54
     
    Aşağıdaki yazımı 27 Ağustos 2014'te yayınlamıştım... Bugün, yani aradan tam 12 yıl geçtikten sonra tekrarlamak gereksinimini hissettim.
    Neden?
    Çünkü, gazetelerde ve sosyal medyada okuduğum, TV'lerde izlediğim haberler, beni gerçekten üzüntüye boğdu. Kafam allak bullak oldu. Dehşete kapıldım. Uyuşturucuya eğilimin gençler arasında hız kazandığını öğrenmek, yeniden şoka girmeme neden oldu.
    Bu öyle sıradan bir olay değil; çok önemli, çok ciddi bir sorun! Toplumumuzun geleceğini derinden etkileyebilecek büyüklükte bir mesele bu... Görmezden gelinemez, geçiştirilemez!
    Bu nedenle 12 sene önceki yazımı yineliyorum...
    Ailelere, gençlerimize, çocuklarımıza nokta kadar bile olsa bir yararım dokunursa, bu beni mutlu edecektir.
     
    İNATLA YAZACAĞIM! (12 yıl önceki durum)
    Ülkemizdeki uyuşturucu kullanımı ve gençlerimizle ilgili her yeni bilgiyi yazmaya, sporumuzu yönetenleri uyarmaya devam edeceğim!
    Son haber korkunç!
    TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) araştırmasına göre, son dönemde yol açtığı ölümlerle kamuoyunun gündemindeki bazı sakıncalı maddelerin (isimlerini yazmak sitemiyorum) Türkiye'de kullanım yaşı 11'in altına düşmüş!..
    Eyvah ki, eyvah!
     
    Geçen yıl 48 binden fazla çocuğun bağımlılık yapan madde kullanımı nedeniyle güvenlik birimlerine getirildiği saptanmış. Bu maddelerin isimlerini yazmak bana ters! Alışkanlık yapan ve çok tehlikeli denilebilecek maddeler bunlar. Üç aşağı beş yukarı tahmin ettiğiniz şeyler... Çocukların bir kısmının da "uçucu", "yapıştırıcı" ve "çözücü" tabir edilen maddeler kullandığı belirlenmiş. Araştırmada, Türkiye'de bir yasaklı maddenin kullanım yaşının 11'in altına kadar düştüğü ortaya çıkmış!
    Korkunç!
    Şaka yapmıyorum…
     
    Yaş gruplarına göre değerlendirildiğinde, bu maddeyi kullanan çocukların 165'inin yaşı 15-17, 42'sinin yaşı 12-14, 6'sının yaşını ise 11'in altında…
    Evet… 11 yaş grubuna kadar inmiş!
    Bu tablo tek kelimeyle felaket!
    Yazarken içim daralıyor!
    Geçen 12 yıllık zaman içerisinde devlet tarafından" alınan tedbirler sayesinde" olumlu gelişmeler olduğu haberlerini almak beni mutlu ediyor.
     
    * * *
     
    "Bunun sporla ilişkisini nasıl kuruyorsun?" diyenler olacaktır.
    Şöyle...
    Sadece günümüzde değil, sporumuzu geçmiş dönemlerde de yönetenler yıllarca yanlış yaptılar ve de yapmaya devam ediyorlar!
    Gençlere sadece “Madalya avcısı” gözüyle bakmaktan, 3- 4 olimpiyat madalyasının arkasına sığınarak “Koltuklarını korumaktan” ve sadece “YARIŞMACI SPORCU" yetiştirmek zihniyetinden bir an önce vazgeçilmesi lazım.
    Gençlerimizi "sadece kazanmaya endekslenmeye" değil, spor yapmaya yönlendiren tedbirleri almaya "ivedilikle" başlanmalıdır…
     
    En basiti eskiden yüksek katılımlı "halk koşuları", "yüzme yarışları", semt/mahalle takımlarının katıldıkları organizasyonlar ve benzeri faaliyetler yapılırdı. Spor demek, sağlık demektir, akıl demektir, zeka demektir... Bu etkinliklerin yeniden yapılması için zaman zaman yazacağım, uyaracağım.
     
    Anayasamızın 59. maddesi gayet net: "Devlet her yaştaki vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder."
     
    Özetle, ülke insanına “Spor yaptırın” diyor, “sadece madalya peşinde koşturun” demiyor!
    Unutmayınız, gençleri kötü alışkanlıklardan korumanın yolu spordan geçer!..
    Sporu yönetenler, en basiti SPOR- GENÇLİK ilişkisini kurarken, Milli Eğitim Bakanlığı ile mutlaka işbirliği yapmalıdır!
     
    GENÇLİK- UYUŞTURUCU konusunda ise “Aile- okul- spor kulübü- güvenlik güçleri ilişkisi” üst düzeyde olmalıdır.
    Kullanım yaşı 11’e kadar inmişse, benim için kazanılan madalyanın anlamı da değeri de yoktur!
    Kaybolan bir canın değeri, tonla madalyayla ölçülemez!
     
    (NOT: Bu yazı 27.Ağustos.2014'te yani 12 yıl önce yazılmıştır...)