BİZLER SPORUMUZUN TOTAL SORUNUYUZ!
Türkiye’de spor konusunda ağzı olan konuşuyor!
Bilen bilmeyen…
Anlayan anlamayan…
Her kafadan bir ses.
Herkes birer Mourinho, herkes birer Messi...
Falanca maçta alınan bir galibiyetten sonra takıma “Süper” diyenler, ardından gelen bir yenilgiden sonra aynı ekibe “Reziller” damgası vurabiliyor!
Neden?
Çünkü biz ulus olarak “günlük” yaşıyoruz!
Ne dünümüz, ne yarınımız var!
Bizim için önemli olan bugün…
O zaman yapılan tüm eleştirilerin bir anlamı da, ciddiyeti de kalmıyor tabii!
Biz, “kısa, orta ve uzun vadeli” plan ve programı olmayan bir anlayışa sahibiz!
Bilimden uzağız.
Kim bilir, belki de korkuyoruz bilimsel verilerden!
Temel sorunumuz; tek tek ne federasyon yönetimleri, ne teknik direktörler, ne antrenörler ne de sporcular!
Biz hepimiz kulüpleriyle, yöneticileriyle, antrenörleriyle, sporcularıyla, taraftarlarıyla, hakemleriyle, menajerleriyle, yorumcularıyla, medyasıyla neredeyse ülkece total bir sorunuz!
"Sporumuzun adeta baş belasıyız!"
* * *
Yatırım yapıp beklemeyi, başarı için büyük çabalar sarf etmeyi, çalışıp didinmeyi, ter dökmeyi, emek harcamayı bilmeyiz; yapılacak planın programın süresinin dolmasını, yatırımın karşılığının alınmasını asla beklemeyiz, bekleyemeyiz!
Bu nedenle alt yapıya ciddi olarak önem vermez, buraya “gerçek manada” asla yatırım yapmayız!
Sadece göz boyarız!
Çünkü, disipline edilmiş bir yapımız, doğru bir mantalitemiz, bakış açımız yok!
"Kolaycıyız!"
* * *
O nedenle, ilerisini hiç düşünmeden çoğu “kariyersiz ve kalitesiz de” olsa yabancılara kapımızı sonuna değin açarız!
O nedenle, günü kurtarmak ve başarıyı hemen yakalamak için gözümüz kapalı paralarımızı çöpe atarız!
O nedenle, dereyi geçerken at değiştirir, bir teknik adamın yerine hiç düşünmeden bir başkasına “gel bizi kurtar” der, “çuvalla Euro” öderiz!
O nedenle, transfer ettiğimiz gençleri çoğunlukla “yedek bankında” oturtur, ya da bir başka yere “kiralar”, miadı çoktan dolmuş, “tevellüdünü kendisi bile unutmuş olanları” tereddüt etmeden sahaya süreriz.
Çünkü, bizim için hayat bugündür!
"Günü kurtarmaktır…"
Yarınlar umurumuzda olmaz!
Her şeye rağmen, son zamanlarda doğru planlama yapmaya başlayan ve başarıyla tanışan bazı branşlarımız olmuyor değil!
Elbette bu sevindirici bir durum!
Ancak, bir elin parmaklarını geçmeyen bu istisnai gelişmeler dışında “kendi bildiğini okuyup” çoğu kez gidip direğe toslayanlar hala büyük çoğunlukta!