6 Nisan 2026 Pazartesi

PROF.DR. YAVUZ TAŞKIRAN

PROF.DR. YAVUZ TAŞKIRAN

SPOR BİLİMLERİ VE DOPİNG

Yayınlama: 6 Nisan 2026 Pazartesi 19:46

Geçtiğimiz hafta sonunda dopingle mücadele bilgisinin güçlendirilmesi ve eğitim kapasitesinin artırılması çalıştayı TFF’nin Riva’daki tesislerinde gerçekleştirildi. Bu buluşmanın açılışını Gençlik ve Spor Bakanımız Dr. Aşkın Osman Bak yaptı.

Bakanlık dışında aynı zamanda bir dönem Güreş Federasyonu Başkanı olan Bak, konuşmasında sporda mücadelenin dürüst koşullar altında yapılmasının önemini aktardı. Kazanılan madalyaların doping nedeni ile geri alınmasının çok kötü olması yanında o sporda ve ülkede derin yaralar açtığını bildirdi.

Bu toplantı öncesi aslında spor bakanlığımız tüm üniversitelere birer yazı gönderdi. Özellikle spor bilimleri fakültelerinde doping ve buna benzer dersleri yürüten öğretim elemanlarının bu çalıştaya katılmaları için isimlerinin bildirilmesi istendi. Türkiye’nin birçok bölgesinden oldukça kıymetli spor bilim insanları İstanbul’da bir araya geldiler.

Bu faaliyet aslında çoklu bir organizasyon iş birliğinde gerçekleşti. Başta Gençlik ve Spor Bakanlığı, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Dopingle Mücadele Derneği, Herkes için Spor Federasyonu, Hacettepe Üniversitesi ve Spor Bilimleri Fakültelerinin Dekanlar Konseyi bu çalıştayın ortakları idi.

Aslında ana tema, bu dersin içeriğinin ne olması, haftalara göre nelerin anlatılmasının yararlı olacağı üzerine odaklanmış olsa da durum aslında istendiği gibi gitmedi. Bazı katılımcılar biyokimya ya da endokrinoloji kongresine mi geldik dediler. Ama doğrusunu söylemek gerekirse tüm konuşmacılar konuyu gayet iyi bir şekilde aktardılar. Bu anlatımlardan ders çıkaracak olanlar yine bu çalıştayın katılımcıları olacaktır.

Doping dersleri ve bu dersin içeriğinde neler olması gerektiği çok farklı açılardan aktarıldı. Bazı sunumların ağır olduğu bizzat Prof. Dr. Rüştü Güner tarafından uygun bir dille eleştirildi. Ancak bunun düzenlenmesi ve reorganize edilmesinde sanırım ayrı bir çalışma yapılması gerekli gibi görünüyor.

Ve işin en önemli tarafına gelecek olursak, doping içeren maddelerin piyasada, internet ortamında kolaylıkla bulunabildiği ve yaygın biçimde kullanıldığı gerçeği ile tekrar karşı karşıya geldik. Birçok fitness ve vücut geliştirme sporcusunun bu maddeleri inanılmaz sayı ve biçimde kullandığı bildirildi. Bazılarının ise sahte içerikli olmasına rağmen sıklıkla satın alınarak tüketildiği anlatıldı. Bir öğretim elemanı, derslerinde öğrencilerinin nasıl doping yapılacağının kendilerine öğretilmesinin istendiğini söyledi. Piyasada “Doping Koçu” diye bir mesleğin oluştuğunu iletti.

Buradan tekrar asıl hedef olan dersin içeriğine yol alırsak, optimal düzeyde bir izlencenin hazırlanabileceğine inanıyorum. İçerikler konusunda ülkemizde bir hayli fazla sayıda uzmanın yetiştiğini görüyorum. Onlardan destek alınabilir. Bizzat tanıdığım ve beraber çalışma fırsatım olan öğretim üyesi arkadaşlarım var. Onlarla temas kurmak isteyenler beni arayabilirler.

Lisans düzeyinde eğitim alan tüm spor bilimleri fakülteleri bölümlerinin tamamında bu dersin mutlaka olması ve öğrencilerinin bu konuda bilinçlendirilmesi gereklidir. Gelecekteki dürüst spor ve sporcularının gelişmesinde son derecede önemlidir. Yönetici, antrenör, egzersiz bilim uzmanlarının adı geçen konularda sürekli bilgilendirilmeleri sağlanmalıdır.

Sonuç olarak doping, bu satırların konusu olmayıp bir yaşantı biçimin değiştirilme ve dönüştürülmesinde pozitif tarafa geçmenin işareti olmalıdır. Bu vesile ile benimle temasa geçen, çeşitli kereler yürüttüğüm spor bilimlerine giriş derslerindeki doping bölümlerinin zenginliğini araştıran ve benim de orada olmamı isteyen Uzm. Dr. Umutcan Kayıkçı’ya teşekkür ediyorum.

İstanbul, 05 Nisan 2026