ZEYNUR PEHLİVAN YAZDI: BAZILARI HAYAL EDER, BAZILARI GERÇEKLEŞTİRİR...
Dünya Şampiyonasına gidiyoruz arkadaşlar! Dünya Şampiyonasına! Ne! Ne yazdım, ben o öyle! Dünya Şampiyonasına mı gidiyoruz? Gerçekten inanılması o kadar güç ki! İnanılması o kadar olağandışı ki! Hani biryerlerden bununla ilgili çalışmalar olduğunu duysak, hani belki "wild kartla katılabiliriz", diye bir düşüncemiz olduğunu bilsek, bu kadar şaşırmaz ve tabii ki bu kadar çok mutlu olmazdık. Tabii ki mutlu olacaktık ama beklediğimiz birşey olduğu için sevincimiz de, şaşkınlığımız da ona göre olacaktı. Ya da Norveç'i yenseydik!
Ama şimdi öyle mi? İki gündür ayaklarımız yere basmıyor. İki gündür evde sadece bu konuşuluyor. Zeki, rakipler kim olacak, acaba, diyor. Ben kim olursa olsun, "Dünya Şampiyonası gidiyoruz. Daha ötesi var mı" diyorum. Doruk, inanıyorum, biz orada iyi işler yapacağız, diyor. Evde bir milli takım oyuncusu, iki veteran hentbolcu olunca konu tabii ki hentbol etrafında dönüyor. Fakat şimdi tek konumuz, Dünya Şampiyonası...
Rüya gibi... Hayal gibi... Ama değil! Münih'e gidiyoruz. Hırvat, İspanyol ve Şilililerle karşılaşacağız. Çok büyük deneyim çok! Üçüyle de başabaş mücadele edeceğimize inanıyor ve güveniyorum. Yeter ki aksilikler, sakatlıklar olmasın. Türkiye'ye yakışır, wild karta yakışır bir oyun sergileyelim ve bu güzel olaydan sonra, Avrupa mı, Dünya mı, modern hentbol mu, adına ne derseniz deyin, gerçek anlamda "o güzel yola" yelken açalım.
İnşallah, wild kartla atılan bu güzel, keyifli, muhteşem ve bir o kadar başarılı bu adım bizi daha yukarılara taşır ve hentbol yavaş yavaş Avrupa'da ki, Almanya’da ki kaliteyi, atmosferi yakalar.
O kadar isterim ki! O kadar dilerim ki!
Genç nesil Dünya Şampiyonasına gitme sevincimizi "aşırı" bulabilir, ama bu çok normal. Bu günleri görmek için Onlar sadece on-onbeş sene, biz ise elli senedir bekliyoruz. Biz ne zorlu kapılardan döndük, ne şanssız dönemlerden geçtik. Onlar bilmiyorlar, görmediler, bizim kadar üzülmediler. Gençler, kaçırdıkları on-onbeş maça hayıflanıyorlar, biz ise kaybettiğimiz kırk-kırkbeş maça, kırk-kırkbeş seneye...
Genç nesil Dünya Şampiyonasına gitme sevincimizi "aşırı" bulabilir, ama bu çok normal. Bu günleri görmek için Onlar sadece on-onbeş sene, biz ise elli senedir bekliyoruz. Biz ne zorlu kapılardan döndük, ne şanssız dönemlerden geçtik. Onlar bilmiyorlar, görmediler, bizim kadar üzülmediler. Gençler, kaçırdıkları on-onbeş maça hayıflanıyorlar, biz ise kaybettiğimiz kırk-kırkbeş maça, kırk-kırkbeş seneye...
Ve bir de şunu söylemek istiyorum. Dünya Şampiyonasına wild kartla katılmanıza sevinmeyenlerin olduğunu da görüyorum. Ya! Dünya Şampiyonasına gidiyoruz. Bundan daha iyisi var mı? Niye bunu söylüyorum, biliyor musunuz? Arkadaşlar! Ülkemizden wild kartla, birçok büyük turnuvaya giden sporcu veya takım oldu mu? Oldu! Giden takımlar, katıldıkları her turnuvadan "yüzlerinin akıyla" çıktılar mı? Çıktılar! Bir büyük şampiyonaya giderken, farklı hazırlıklardan, sıkı çalışmalardan geçtiler mi? Geçtiler! Kendilerini, branşlarını yukarı çektiler mi? Çektiler! Turnuva sonrasında branş anlayışlarında, çalışma anlayışlarında, oyun anlayışlarında, tecrübe anlayışlarında bir gelişme oldu mu? Oldu!
Anlayacağınız, Dünya Şampiyonası gitmenin bu yönü beni daha çok ilgilendiriyor. Her antrenörün, her oyuncunun çok iyi bildiği gibi, her takım, her maça farklı hazırlanır. Derbi maçı ile ligin son sırasında olan bir takımın maçı için yapılan antrenmanlar çok farklıdır. Birisinde Osimhen'e, Barış Alper'e, önlem almak zorundasın. Diğerinde Ahmet, Mehmet'e... Ama? A Milli Futbol takımımız, Pazar günü Dünya Şampiyonasında sahne alacak. Bunun hazırlığı nasıl olmuştur sizce? Yoğun, yorucu, hatta yıpratıcı... İşte biz de, devler arasında yer alacağımızı bilerek, devlerle mücadele edeceğimizi bilerek, çalışacak, sahaya çıkacak ve oynayacağız. Bunun için çok çalışacağımızdan, çok zaman, çok emek vereceğimizden kuşkum yok. Bu da "gelişme, ilerleme, olumlu yönde değişme" demektir. Bizim istediğimizde tam olarak budur. Hentbolun gelişmesi, değişmesi, her zaman bu arenalarda yer bulması.
Tabii ki son söz Sayın Federasyon Başkanına! Hepimiz biliyoruz ki bu hamleleri yapmak çok zor. Hele hele sonuçta kazanan olmak, çok başarılı bir iş. Daha da önemlisi Sayın Mesut Çebi ve ekibinin bu kadar kısa sürede kendilerini, bunu isteyebilecek, bunu talep edebilecek güçte bulmak, kendilerine güvenmek, taraf kazanmak, İhf'yi hedeflerine inandırmak, gerçekten büyük başarı.
Bazıları hayal ederken, bazıları erkenden kalkar ve hayallerini gerçekleştirir, diye bir söz vardır. Sayın Başkanım! Sizler sadece hentbolun değil, biz hentbolcuların da rüyalarını, hayallerini gerçekleştirdiniz. Bu o kadar, değerli, anlamlı ve gurur verici ki!
Binlerce teşekkürler! O güzel günlerde görüşmek üzere!