SPORUMUZ
⌂
Anasayfa ›FUTBOL
FUTBOL

DÜNYA KUPASI VE DİASPORA ALTYAPISI

"BirGöstergeBirYorum" serisinin onbirinci sayısında, İLKE Vakfı Araştırmacısı Enes Koru yazarlığında haftanın öne çıkan verisi mercek altına alınıyor...

Yayınlama: 10.06.2026 - 12:28 Güncelleme: 10.06.2026 - 12:31
Paylaş:

#BirGöstergeBirYorum serisinin onbirinci sayısında, İLKE Vakfı Araştırmacısı Enes Koru yazarlığında haftanın öne çıkan verisini mercek altına alıyoruz.

Bu sayının odağında ise dünya kupası ve diaspora altyapısı var.

                                                              * * *


Dünya Kupası yarın başlıyor. Dört yılda bir düzenlenen bu devasa futbol şöleninin son finali olan 2022 Arjantin-Fransa maçı, tüm zamanların en çok izlenen TV yayınlarından biri olarak tarihe geçmişti. Küresel çapta böylesine büyük bir etki yaratan bu organizasyon, haliyle basit bir spor müsabakasının çok ötesine geçiyor. Milyar dolarlık futbol ekonomisinden devasa gelir kalemlerine, toplumsal meselelerden göç dalgalarına, ulusal aidiyetlerden kimlik inşasına kadar uzanan geniş bir sosyolojik sahneye dönüşüyor. Kısacası, futbol sadece futbol olmaktan çıkıyor.

Ev sahibi seçimleri, çifte standart men yaptırımları ve “sportswashing” tartışmaları Dünya Kupası’nın temel politik gündemini oluşturuyor. Bir diğer popüler tartışma konusu ise özellikle Avrupa ülkelerinin milli takımlarındaki sömürgecilik mirasına dayanan göçmen kökenli oyuncu ağırlığı. Fransa milli takımının etnik yapısı veya göçmenlerin getirdiği başarılar üzerinden yapılan tartışmalar artık sıradanlaştı. Oyuncuların kökenlerini gösteren o meşhur görsellere ve grafiklere hepimiz oldukça aşinayız.

Ancak bu konuda madalyonun diğer yüzüne odaklanınca milli takım oyuncularının kaçı o ülkede yetişti sorusu gündeme geliyor. İncelenen nokta oyuncunun etnisitesi değil, hangi ülkenin altyapısından geçtiği. Tıpkı UEFA’nın kulüp düzeyindeki kurallarında pasaporta değil oyuncunun yetiştiği kulübe ve ülkeye bakması gibi, “yerli” kavramı da bu temelde ele alınıyor. Bu göstergede mesele, bir milli takımın kendi topraklarında oyuncu yetiştiren bir yapıya mı, yoksa büyük ölçüde diaspora altyapısından beslenen bir sisteme mi sahip olduğu.

Göç, kimlik, uluslararası ilişkiler ve sömürge tarihi gibi farklı katmanlar bu tek göstergede kesişiyor. Emek göçünden savaş sonrası mülteci hareketlerine, sömürge sonrası bağlardan ekonomik diaspora ağlarına uzanan göç biçimlerinin her biri, sahadaki kadro yapısında somut bir karşılık buluyor.

Türkiye bu tabloda nerede?

Türkiye’nin 26 kişilik Dünya Kupası kadrosunda 10 oyuncumuz (%38,5) bu kategoriye giriyor. Takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu, takımın ana iskeleti oluşturan Kenan Yıldız, Orkun Kökçü, Ferdi Kadıoğlu ve kadrodaki tek santraforumuz Deniz Gül yurt dışında yetişmiş oyuncularımız. Bu tablo, 1960’larda Almanya merkezli başlayan Avrupa işçi göçünün futbol sahasındaki somut karşılığı. Milli takımımızın kalitesi, bir ölçüde o göç dalgasının üçüncü kuşak çocuklarının üzerine inşa edilmiş.

   

Türkiye, Curaçao ya da Fas gibi altyapısını tümüyle dışarıya yaslamış durumda değil kadronun çoğunluğu hala yerli yetiştirme. Ancak 85 milyonluk bir nüfusa sahip ülkenin, Avrupa’daki 6-7 milyonluk Türk toplumundan bu kadar yoğun biçimde elit futbolcu devşirmesi, iç altyapının kapasitesine dair bir soru işareti bırakıyor. Nitekim CIES verilerine göre Süper Lig’de altyapıdan yetişmiş oyuncuların aldığı süre %3,8 ile, ölçümü yapılan 50 profesyonel ligin en düşük oranı.

Bu durum bize bir soru bırakıyor: Yurt dışı altyapı oranının yüksek olması bir güç mü, yoksa iç altyapı yatırımının telafi etmesi gereken bir açık mı? Türkiye için cevap büyük olasılıkla ikisi birden.

Peki dünyanın geri kalanı?

Bu göstergeye göre turnuvaya katılan 48 takımın 24’ü, yani tam yarısı, ikiden az diaspora altyapılı oyuncuya sahip. Brezilya, İspanya, Fransa, Arjantin, İngiltere, Almanya ve Hollanda gibi futbol ülkeleri ise beklendiği üzere listenin en altında. Köklü futbol kültürleri ve gelişmiş altyapı sistemleriyle yeteneği dışarıdan devşiren değil dünyaya ihraç eden konumunda.

Buna karşılık 11 ülkenin kadrosunun yarısı ya da yarısından fazlası dışarıda yetişmiş oyunculardan oluşuyor. Curaçao, Demokratik Kongo, Fas, Yeşil Burun Adaları, Cezayir ve Tunus gibi ülkelerin kadroları sömürge geçmişini doğrudan yansıtıyor. Bu ülkeler, eski sömürgeci güçlerin (Hollanda, Fransa, Belçika, Portekiz) köklü akademi sistemlerinde yetişen, kökeni kendilerine dayanan oyunculardan yararlanıyor. Fas milli takımı, bu kadro yapılanmasıyla son Dünya Kupası’nda yarı final oynamıştı.

Rapor Bülteni’yle ilgili her türlü görüş ve önerilerinizi info@raporbulteni.com adresine veya bu bültene cevap yazarak ulaştırabilirsiniz.

Rapor Bülteni Genel Yayın Yönetmeni Malik Kadir Ezber’e ise malik.ezber@raporbulteni.com adresinden ulaşmanız mümkün.

#BirGöstergeBirYorum’un onbirinci sayısından bu kadar...

# birgöstergebiryorum # ilkevakfı # enes koru
Son Haberler

Türk Telekom Ankara Open’da Çeyrek Final Heyecanı...

25.09.2026 - 10:07

ALİMPİJEVİC: YARINKİ VALENCİA MAÇI ÇOK ÖNEMLİ...

24.09.2026 - 17:15

İLHAN FAKILI A MİLLİDEN ÜMİT MİLLİYE GÖNDERİLDİ...

24.09.2026 - 16:53

ADALI'DAN DETAYLI AÇIKLAMALAR

24.09.2026 - 13:21

OKAN DESTEKLENMELİ

24.09.2026 - 12:35

TÜRK TELEKOM ANKARA OPEN'DA HEYECAN SÜRÜYOR...

23.09.2026 - 20:35

TÜRKİYE- FRANSA MAÇINA ALMAN HAKEM...

23.09.2026 - 15:31

MİLLİLER HIRSLI: FRANSA SENİ BEKLİYORUZ!

23.09.2026 - 15:22

G.SARAY'DA SİNGO SIKINTISI...

23.09.2026 - 10:31

YILDIRIM YATIRIMLAR İÇİN YETKİ İSTEYECEK

23.09.2026 - 10:23
Son Makaleler

BİR BİLARDO MASASININ ETRAFINDA BİRİKEN ANILAR

OKULLARIMIZDAKİ TEHLİKE…

Bilimin Vitrini mi, Gerçek Bir Arayış mı?

İTALİANO'NUN HEDİYESİ

OKTAR TERTEMİZ ANISINA...

ATMAYA DOYMAYAN BEŞİKTAŞ

BİR EVLİLİK TÖRENİNİN ARDINDAN...

DOĞANIN SUNDUĞU MUCİZE; AKDENİZ DİYETİ

ZEUS'UN KULAKLARI...

MATA HARİ GERÇEKTEN CASUS MUYDU?

Kategoriler
ATLETİZM BASKETBOL DİĞER SPORLAR FUTBOL HENTBOL İDDAA MOTOR SPORLARI RÖPORTAJ SPOR MEDYASI SPOR TEŞKİLATI VOLEYBOL